© Soma Haberi 2020

Aydın'da çilek üreticisi ve işçisi ortak dertte: "Üreten de kazanamıyor, emekçi de"

Üretim maliyeti 50-60 lira olan çilek, toptan satışta aynı fiyattan alıcı buluyor. Tarlada işçi yevmiyesi bin liraya çıkarken markette peynirin kilosu 400 lirayı buluyor. Aydın Atça'da çilek üreticileri ve tarlada çalışan kadınlar, artan girdi maliyetleri ve aracılar nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söylüyor.

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Aydın'da, özellikle Atça, Sultanhisar, Köşk ve İncilova bölgelerinde 15 bin dekar alanda çilek üretimi yapılıyor. Bölge halkının geçim kaynağı olan çilek, bu yıl hem üreticiyi hem de tarlada çalışan işçileri memnun etmiyor. Üretim maliyeti kilo başına 50-60 lirayı bulan çilek, toptan satışta da aynı fiyattan alıcı bulunca üretici eline para geçemediğini belirtirken, tarlada günlük bin lira yevmiye ile çalışan kadınlar ise artan market fiyatları karşısında kazandıklarının yetmediğini ifade ediyor.

Spot: Çilek tarlasında üretici de işçi de kazanamıyor. Aracılar kazanıyor, emekçi eli boş kalıyor. Üreticiler denetimli tarım politikası ve yerli girdi üretimi talep ediyor.

"Maliyet 50-60 lira, satış da aynı"

Aydın Atça'da çilek üreticisi Ercan Sarıkaya, maliyetlerin her geçen yıl arttığını belirterek şunları söyledi:

"Çileğin kilogramı şu anda 50-60 lira. Bunun maliyeti zaten bize 50-60 lira. Naylon, demir, damlama, işçilik, sulama derken kilo başı maliyet bu seviyede. Mazot 80 lira oldu, bir kilo naylon 100-120 liraya çıktı. Geçen sene bir kilo çilekle 2-2,5 litre mazot alabiliyorduk, şimdi bir kilo çilek satıyoruz, bir kilo mazot alamıyoruz."

Sarıkaya, bölgede 15 bin dekar alanda üretim yapıldığını, ihracatın olmaması ve sanayinin de alıma başlamaması nedeniyle fiyatların maliyetin altında kaldığını ifade etti.

"Aradaki komisyoncular kazanıyor"

Tarlada çalışan kadın işçiler de benzer sorunlara işaret ediyor. Yıllardır çilek işçiliği yapan bir kadın, yevmiyelerinin bin lira olduğunu ancak bu paranın artan fiyatlar karşısında eridiğini belirtti:

"Yevmiyemiz bin lira oldu ama kurtarmıyor. Pazara çıktığımızda peynirin kilosu 300-400 lira. Eve bir et alıp koyamıyoruz. Üreten de kazanamıyor, biz de kazanamıyoruz. Aradaki komisyoncular kazanıyor. O aradakilere bir sınır koymak lazım."

"17 bin lira emekli maaşı kira evine yetmiyor"

Tarlada çalışan emekli bir kadın ise 17 bin lira emekli maaşı aldığını, kirada oturduğu için maaşının yetmediğini, bu nedenle mecbur çalıştığını anlattı:

"17 bin lira nereye yetecek? Kira evi olunca nereye yetecek? Mecburen geliyoruz yevmiyeye. Pazardan peynirini, yağını, tuzunu alacaksın, bin lira yetmiyor. Her şey pahalı."

"İkisini bir günde gömdüm"

Eşini ve oğlunu trafik kazasında kaybeden bir başka kadın işçi ise geçimini sadece çilek toplayarak sağladığını söyledi:

"Adam öldü, çocuk öldü. Yalnız kaldım. Aylığım yıllığım yok. Evim kira. Gelmesem ekmeğe muhtacım. İkisini bir günde gömdüm. Devlet desteği var deniyor ama vermiyorlar. Çalışıyorum diye vermiyorlar."

"Gençler çiftçiliğe gelmiyor"

Bir başka çilek üreticisi kadın, iki çocuğunu üniversite okuttuğunu ancak çocuklarının tarlada çalışmak istemediğini belirtti:

"Üniversite bitince iş hazır değil. Çiftçiliğe de gelmiyorlar. 'Okuduk, bu işi mi yapacağız?' diyorlar. Bizim ne gecemiz ne gündüzümüz belli. Onlar belli saatleri olsun, tatili olsun istiyor. Şimdi marketlere bakıyorsun, hepsi üniversite mezunu çalışıyor. Okutuyoruz, markette çalışsın diye mi?"

"Ne olması lazım?"

Üretici Ercan Sarıkaya, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

"Denetimli tarım politikası olması lazım. Ürünler aşırı dikilmeyecek şekilde planlanmalı. Kooperatifler ve birlikler çiftçiye öncü olmalı. Ayrıca tarım girdileri dışarı bağımlı. Gübre, mazot, ilaç dışarıdan geliyor. İsrail'den, Almanya'dan tarım ilacı alıyoruz. Bunları kendimiz üretmek zorundayız. Üniversitelerin projeleri desteklenmeli, iş adamları öncülük etmeli. Her şey dolar ve euroya bağlı olunca maliyetlerin önüne geçemiyoruz."

"Bayram buruk geçti"

Tarlada çalışan kadınlar, bayramda çocuklarına istediklerini alamadıklarını da dile getirdi:

"Bayram bize zor geçti. Evimize şeker almak istedik, kilosu 200 lira. Tatlı deseniz 500 liradan başlıyor. Çocuklarımıza harçlık veremedik, kıt kanat verdik. Maddi durum çok zor, her şey ateş pahası."

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER