© Soma Haberi 2020

Sarıcalar’da GES tepkisi: “Yüzyıllık ağaçlarımız kesilmesin

İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Sarıcalar Mahallesi’nde Soma Çimento tarafından yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi için ÇED toplantısı düzenlendi. Toplantıda söz alan mahalle sakinleri ve çevre örgütleri, proje alanında bulunan meşe palamudu ve kızılçam ağaçlarının kesilmesine tepki gösterirken, güneş enerjisi santralinin ağaçsız ve kıraç alanlara ya da Soma Çimento Fabrikası’nın çatısına kurulmasını istedi.

İzmir’in Bergama ilçesine bağlı Sarıcalar Mahallesi’nde, Soma Çimento tarafından yapılması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı düzenlendi.

Toplantıda mahalle sakinleri, proje alanındaki meşe palamudu ve kızılçam ağaçlarının kesilmesi ihtimaline ilişkin endişelerini dile getirirken, mera olarak kullandıkları alanın projeye dahil edilmesine de tepki gösterdi.

Vatandaşlar, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını, ancak GES projesinin ağaçlık alan yerine ağaç bulunmayan veya alternatif alanlarda gerçekleştirilmesini istediklerini ifade etti.

Mehmet Eker: “Mücadelemiz bir ağaç, bir tohum, bir gelecek”

Toplantıda konuşan Mehmet Eker, proje alanının mahalle sakinleri açısından geçmişten gelen bir kullanım ve aidiyet taşıdığını belirtti.

Eker, mera alanının belediyelere devredilmesi ve sonrasında projeye konu edilmesi nedeniyle mahalle sakinlerinin rahatsız olduğunu ifade ederek, “Bugün burada ata topraklarımızdan miras kalan meramızın, imar ve çevre yasaları kapsamında belediyelere geçmesinden dolayı elimizden gasp edilmesine ve ağaçlarımızın kesilmesine karşı durmak için buradayız” dedi.

Eker, bölgedeki ağaçların ve mera alanının korunması gerektiğini belirterek, “Bizim mücadelemiz bir ağaç, bir tohum, bir gelecek demek” ifadelerini kullandı.

Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Eker, “Peki, kurulsun. Fakat boş kırsal alan varken neden ormanlık alan ve ağaçlık alan?” diye sordu.

Abdullah Saka: “GES’e karşı değilim, ağaçların kesilmesine karşıyım”

Sarıcalar Mahallesi'nde doğup büyüdüğünü belirten mali müşavir Abdullah Saka da toplantıda proje alanının geçmişi ve mahalle sakinleri açısından taşıdığı önem hakkında konuştu.

1962 Sarıcalar doğumlu olduğunu belirten Saka, üniversite eğitimini tamamlayıncaya kadar mahallede yaşadığını, daha sonra Soma'da mali müşavirlik yapmaya başladığını söyledi. Saka, zeytin ve ceviz üreticiliği nedeniyle Sarıcalar'daki tarım arazileriyle de ilgilenmeye devam ettiğini ifade etti.

Saka, proje alanının 1950'li yıllarda köylülerden toplanan para ve ziynet eşyalarıyla satın alındığını, daha sonra köy adına tescil edildiğini söyledi.

Bu alanın geçmişte mahalle sakinleri tarafından palamut toplamak, hayvancılık yapmak ve çeşitli doğal ürünlerden yararlanmak amacıyla kullanıldığını anlatan Saka, “Biz çocukluğumuzda oralarda mantar topladık, kuzu kulağı topladık, çıtırgı topladık. Oralarda av yaptık, gezdik. O doğa bizim doğamız” dedi.

“Geçmişte de ağaç kesimleri yapıldı”

Saka, bölgede daha önce gerçekleştirilen bazı çalışmalar sırasında ağaçların kesildiğini ileri sürdü.

Bergama Belediyesi tarafından geçmişte bölgede güneş enerjisi santrali kurulması amacıyla çalışma yapıldığını ve bu süreçte ağaçların kesildiğini iddia eden Saka, “200 yıllık, 300 yıllık ağaçlarımızı kestiler” ifadelerini kullandı.

Saka ayrıca, daha sonraki dönemde alanın başka bir kişiye verildiğini ve burada yeniden ağaç kesimleri yapıldığını öne sürdü. Kesilen ağaçların akıbeti konusunda ise bugüne kadar açıklama yapılmadığını savundu.

Bu iddialara ilişkin toplantıda ilgili kurum veya şirket temsilcilerinden ayrıca bir açıklama aktarılmadı.

“Halka danışılmadan karar alındığını düşünüyoruz”

Saka, geçmişte Bergama Belediyesi'nin yönetim anlayışına ilişkin verilen bazı sözleri hatırlatarak, proje ve arazi kullanımı konusunda mahalle sakinlerinin görüşlerinin yeterince alınmadığını savundu.

Saka, “Bergama Belediye Başkanımız, ‘Ben halka sorarak mı belediyeyi yöneteceğim? Onunla birlikte Bergama'yı yöneteceğim’ dedi. Ama bizim Bergama halkına sormadan ihalesi yapılmış” diye konuştu.

Yaklaşık 1 milyon 300 bin metrekarelik bir alandan söz edildiğini belirten Saka, projenin uygulanması halinde alanın tel örgülerle çevrilerek vatandaşların kullanımına kapanabileceği yönündeki endişesini dile getirdi.

“Biz oralarda özgürce dolaşıyorduk. Şimdi orayı tel örgüyle çevirecekler. Bundan sonra kimse adımını atamayacak oraya” diyen Saka, bu durumun mahalle sakinlerinin alana erişimini değiştireceğini savundu.

Geçmişteki arazi satışlarına da değindi

Saka, geçmiş dönemlerde Bergama'daki köylülerin kullanımındaki bazı arazilerin belediyeye devredilmesi ve satışa çıkarılması konusunda da mücadele yürüttüklerini söyledi.

Geçmişte Özgür Özel ile birlikte Bergama'da eylem yaptıklarını belirten Saka, “Bu araziler köylülerindir. Bunlar satılamaz” şeklinde açıklama yaptıklarını ifade etti.

Saka, mevcut proje kapsamında da mahalle sakinlerinin görüşlerinin yeterince alınmadığını düşündüğünü belirtti.

“Bir kişinin çıkarı mı, bölge insanının yaşam alanı mı?”

Projenin bölge halkı açısından ekonomik, sosyal ve çevresel sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Saka, “Burada bir kişinin rantı mı, yoksa bu bölge insanının buradaki yaşam özgürlüğü mü?” diye sordu.

Saka, Soma ve çevresindeki geçmiş termik santral faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerine ilişkin kendi değerlendirmelerini de paylaşarak, bölgede yeni bir enerji yatırımının çevresel sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Güneş enerjisine karşı değilim”

Konuşmasının önemli bölümünde GES yatırımlarına karşı olmadığını vurgulayan Saka, itirazının projenin yer seçimine yönelik olduğunu belirtti.

Saka, “Ben bu güneş enerjisine karşı değilim. Ama güneş enerjisi santrali kuracaksa eğer Soma Çimento, gitsin ağaç olmayan bir bölgede kursun. Kim karşı çıkmış ona? Ama bizim ağaçlarımızı kesmesinler” dedi.

Proje nedeniyle 5 bin ile 7 bin arasında ağacın kesilebileceği yönündeki görüşlerin toplantıda dile getirildiğini belirten Saka, ÇED toplantısında kesilecek ağaçların sayısının net olarak açıklanmadığını savundu.

“Neden çevre mühendisimiz orada kesilecek ağaçların sayısını söylemedi? O ağaçlar kolay mı yetişiyor?” diye soran Saka, ağaçların korunmasını istedi.

“O alan bizim için önemli”

Bölgedeki ağaçların mahalle sakinleri tarafından geçmişten bu yana korunduğunu belirten Saka, doğal alanın kendileri açısından yalnızca ekonomik değil, sosyal ve kültürel bir değer taşıdığını söyledi.

Saka, bölgedeki kuru dalların kontrollü şekilde toplanarak yakacak olarak kullanıldığını anlattı.

“Şimdi o alan bizim özgürlük alanımız. Gidiyor arkadaşlar elimizden” diyen Saka, projenin mahalle sakinlerinin bölgedeki kullanımını sınırlandırabileceği endişesini dile getirdi.

“Neden ağaçlık alanda yapılıyor?”

GES için alternatif alanların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Saka, “Neden bu güneş enerjisi santrali gidip de çıplak alanlarda yapılmıyor da gelip ağaçlık alanda yapılıyor?” diye sordu.

Saka, kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin proje alanının belirlenmesindeki rolünün de tartışılması gerektiğini söyledi.

Sarıcalar Barajı çağrısı

Saka, konuşmasında Sarıcalar Barajı konusuna da değindi.

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanması amacıyla uzun süredir Sarıcalar Barajı'nın yapılmasını istediklerini belirten Saka, “Tarım arazilerimiz sulansın diye Sarıcalar Barajı yapılsın dedik yıllarca. Sarıcalar Barajı yapıldı mı? Yapılmadı” dedi.

Saka, bölgeye yönelik yatırımlarda tarımsal üretim ve mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“Bizim ağaçlarımızın kesilmesine karşıyım”

Saka, konuşmasının sonunda projenin kendisine değil, proje alanına ve ağaç kesimi ihtimaline itiraz ettiğini yineledi.

“Ben bu Güneş Enerji Santrali'ne karşı değilim. Ama bizim arazilerimizde, o ağaçların bulunduğu ve 5 bin ile 7 bin arasında ağacın kesileceği, köylüye ait olan arazinin peşkeş çekilerek bu Güneş Enerji Santrali'nin buraya yapılmasına karşıyım” diyen Saka, görüşlerini bu şekilde dile getirdi.

Çevre örgütleri de ağaç sayısının açıklanmasını istedi

Toplantıda Sosyal Haklar Derneği Soma Temsilciliği ve Ege Bölge Temsilciliği ile Bergama Çevre Platformu temsilcileri de söz aldı.

Çevre örgütü temsilcileri, proje alanındaki ağaçların kesilmesi ihtimaline ilişkin endişelerini dile getirirken, ÇED sürecinde vatandaşların proje hakkında anlaşılır ve yeterli biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini savundu.

Bergama Çevre Platformu Başkanı Erol Engel, projenin gerçekleştirileceği alanda kaç ağacın kesileceğinin açık biçimde ortaya konulmasını istedi. Engel, bazı uzman çalışmalarında ağaç sayısına ilişkin farklı tahminlerin bulunduğunu belirterek, bu konuda net bir tespit yapılması gerektiğini söyledi.

Sosyal Haklar Derneği Ege Bölge Temsilcisi Zeyat Usalp ise GES yatırımının ağaçlık alan yerine alternatif alanlarda veya uygun olması halinde Soma Çimento'nun fabrika çatılarında değerlendirilmesini önerdi.

Toplantıda mahalle sakinlerinin ortak olarak dile getirdiği görüş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıkları; ancak proje alanının seçimi, ağaç kesimi, mera kullanımı ve çevresel etkiler konusunda daha ayrıntılı bilgi verilmesi gerektiği yönünde oldu.

ÇED sürecinin bundan sonraki aşamalarında proje alanının niteliği, kesilmesi planlanan ağaçların sayısı, mera kullanımının hukuki durumu ve alternatif alanların değerlendirilip değerlendirilmediği konularının gündemde olması bekleniyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER