© Soma Haberi 2020

SOMA İÇİN VERİLEN TEKLİF Bir Şehrin İçinden Çıkan Bir Kararın Hikâyesi

 

Ali Ziya Ömeroğlu, dünyanın en zor ekonomik dönemlerinden birinde termik santral ihalesine teklif verdi.

Dünyada ekonomik dengelerin sarsıldığı, savaşların gölgesinde belirsizliklerin arttığı bir süreçte; birçok yatırımcı beklemeyi tercih ederken, bu karar sıradan bir adım değildi.

Bu, yıllardır aynı şehirde yaşayan, o şehirle büyüyen ve attığı her adımı o şehirle birlikte şekillendiren bir yaklaşımın devamıydı.

Ali Ziya Ömeroğlu, 1962 yılında Trabzon’un Of ilçesinde dünyaya geldi.

1969 yılında, imam olan babasının tayiniyle birlikte Soma’ya geldi. Bu yolculuk, bir taşınmadan öte; bir hayatın yön değiştirmesiydi.

13 Eylül ve Sabri Balcı İlköğretim Okulları’nda ilkokul eğitimini tamamladı. Daha sonra Soma Ulupınar Kur’an Kursu’nda yatılı olarak kaldı.

Eğitimine Kırkağaç İmam Hatip Ortaokulu’nda devam etti ve bu okulun ilk öğrencilerinden biri oldu.

Lise eğitimi için İzmir’e gitti. Tıp fakültesinde okuyan abisinin yanında kalarak eğitimini burada sürdürdü.

Genç yaşlarda, abisinin teşvikiyle Ülkü Ocakları hareketiyle tanıştı. Çankaya ve Soma Ülkü Ocakları’nda aktif görevler aldı.

Bu dönem, sadece bir gençlik süreci değil; karakterin, duruşun ve hayata bakışın şekillendiği yıllardı.

1980 ihtilalinde, ülkücü hareket içerisinde yer alması sebebiyle kısa süre cezaevinde bulundu.

1994 yılında arkadaşlarıyla birlikte Milliyetçi Hareket Partisi’nin Soma teşkilatının oluşumuna öncülük etti, Soma Ülkü Ocakları’nın kurulmasında rol aldı. Kendisi aktif görev almasa da işi ehil kişilere bırakarak her zaman maddi ve manevi desteğini sürdürdü.

İş hayatına kömürcülük ve nakliyecilik ile başladı.

Kısa sürede Soma’nın ilk üç kömürcüsünden biri haline geldi.

Ancak bu süreç, yalnızca bir yükseliş hikâyesi olmadı.

Kömür sektöründe yaşanan entrikalar ve dönemin siyasi atmosferi içerisinde, 28 Şubat sürecinin uzantısı olan Kara Elmas Enerji Operasyonu kapsamında yargılandı.

Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yaklaşık 20 yıl süren bir yargılama sürecinden geçti.

Bu süreçte sadece yargılanmadı; aynı zamanda kurduğu düzen, itibarı ve emeği de sorgulandı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından dosyası esastan bozuldu ve bu sürecin sonunda beraat eden tek kişi oldu. Bu durum, Türkiye’de son derece nadir karşılaşılan bir örnek olarak kayıtlara geçti.

Bu, sadece bir dava sonucu değil; uzun bir mücadelenin, sabrın ve inancın sonucuydu.

Bu sürecin ardından kurduğu yapı yeniden şekillendi ve büyüdü.

Soma Türkiye Kömür İşletmeleri başta olmak üzere; kriplaj tesislerinden kent temizliği özelleştirmelerine, termik santral değirmen bakımından ağır tamir bakım atölyelerine kadar birçok alanda faaliyet gösterdi.

TEİAŞ ve EÜAŞ gibi kurumlardan aldığı ihalelerle geniş bir organizasyon yapısı kurdu.

Aylık 2000–2500 kişiye istihdam sağlayan bu yapı, zamanla toplamda 15–16 bin kişiye ulaştı.

Bu sadece bir istihdam değil, aynı zamanda bir yaklaşımın sonucuydu.

O dönemde birçok işletmede SGK uygulamaları yeterince yaygın değilken, bu konuda hassasiyet gösterdi.

İnsan ayrımı yapmadan, millet, milliyet ve geçmiş farkı gözetmeden insanları işe aldı.

Sabıkalı insanların yeniden topluma kazandırılmasını sağlayarak onlara istihdam sundu; hayatı düzene giren insanların yeniden hayal kurabildiğine inandı ve “bir insan kendini iyileştirirse, toplum da iyileşir” anlayışıyla hareket etti.

Bu anlayış, yalnızca iş üretmek değil; insanlara yeniden bir hayat kurma imkânı sunmaktı.

Bu süreçte Soma’da suç oranlarının azaldığı ve insanların yeniden hayata tutunduğu bir yapı oluştu.

Gençlerin hayatına dokundu, spor faaliyetlerinde ve sosyal sorumluluk projelerinde sürekli destek verdi. Soma Spor’a sahip çıktı ve bugün kulübün fahri başkanıdır.

 

Sadece üretmedi, şehirde iz bırakan işler ortaya koydu.

Soma’nın ilk iş merkezlerinden biri olan Asma İş Merkezi’ni hayata geçirdi.

Soma’nın marka değeri taşıyan en prestijli yaşam alanlarından biri olan Asma Konakları’nı inşa etti.

Bu projelerle sadece yapılar değil, yaşam alanları oluşturuldu.

Şehrin fiziksel yapısına olduğu kadar, yaşam kültürüne de doğrudan etki eden projelere imza attı.

Zamanla yönünü toprağa çevirdi.

Toprağın geleceğin en önemli değerlerinden biri olacağını öngörerek Soma’da zeytin bahçeleri satın aldı ve bugüne kadar yaklaşık 30.000 zeytin ağacı dikti.

Bugün Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde sofralık zeytin üretimine devam ediyor.

Üretimi sadece bugünün kazancı olarak değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyor.

 

 

Bu yolculukta attığı her adım kolay olmadı.

Eğitim alanında, dini yapılarla ilgili girişimlerde ve bazı yatırımlarda önünün kesilmek istendiği dönemler oldu, olmaya da devam ediyor.

Yapmak istediği birçok şeyin engellenmeye çalışıldığı süreçler yaşadı, yaşamaya da devam ediyor.

Ancak bu durum, onu durdurmadı.

Mücadelesini sürdürdü ve hedeflerinden vazgeçmedi.

Karşılaştığı her engel, geri adım atmasına değil; daha kararlı ilerlemesine neden oldu.

 

Ve bugün…

Tüm bu geçmişin ardından, en dikkat çeken adımlardan biri geldi.

Dünyanın en zor ekonomik şartlarında, savaşların ve krizlerin ortasında, birçok yatırımcının geri durduğu bir dönemde; termik santral ihalesine teklif verdi.

Bu teklif, yalnızca bir yatırım kararı değil;

Aynı şehirde geçen bir hayatın, geldiği noktada ortaya koyduğu en net tavırdı.

Soma’da kurulan bir hayatın, bu şehirle kurulan bağın ve yıllar içinde ortaya konan duruşun doğal bir devamıydı.

Çünkü onun için mesele hiçbir zaman sadece kazanmak olmadı.

Mesele, bulunduğu yere değer katmaya devam etmekti.

Bugün geriye dönüp bakıldığında görülen şey sadece bir iş insanı değil;

Zorluklardan geçmiş, engellerle karşılaşmış, ama yolunu değiştirmemiş bir hayat.

Ve belki de bu hikâyeyi anlamlı kılan şey, yapılan işler değil;

O işlerin arkasındaki kararlılık.

 

“Bazı hayatlar yaptıklarıyla değil, ortaya koydukları duruş ve bıraktıkları izlerle hatırlanır; çünkü bir şehirde yaşamak başka, o şehirde iz bırakmak bambaşka.”

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER