© Soma Haberi 2020

Soma’da maden tepkisi: “Milli servetin birkaç ailenin çıkarına peşkeş çekilmesine müsaade etmeyeceğiz”

Soma’da Yeni Anadolu Işıklar Maden Ocağı’ndaki belirsizlik, işten çıkarmalar ve yeraltı madenciliğinin geleceğine ilişkin kaygılar büyüyor. Ege Bölgesi 1 Nolu Şube Başkanı Rıza Sal, yaklaşık 1.380 işçinin işten çıkarıldığı süreçte işletmenin yeraltı madenciliğiyle devam edeceği yönünde verilen sözlerin yerine getirilmediğini savundu. Sal, “Bu ülkenin doğal kaynaklarını, madenlerini birkaç ailenin çıkarına peşkeş çektirmem. Buna müsaade etmeyeceğiz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu

Manisa’nın Soma ilçesinde maden işletmelerinde yaşanan belirsizlik, işten çıkarmalar ve üretimin geleceğine ilişkin tartışmalar sürüyor. Yeni Anadolu  Işıklar Maden Ocağı’nın geleceğine ilişkin endişelerini dile getiren Ege Bölgesi 1 Nolu Şube Başkanı Rıza Sal, yıllardır yatırım yetersizliği ve yönetim sorunları nedeniyle zor durumda bırakıldığını savunduğu işletmenin, yeraltı madenciliği yerine yalnızca açık ocak kömürünün çıkarılmasıyla faaliyetlerini sonlandırabileceği endişesini taşıdıklarını belirtti.

Soma’daki madencilik faaliyetlerinin geleceğine ilişkin açıklama yapan Sal, 301 madencinin hayatını kaybettiği facianın ardından bölgede yaşanan sorunların yıllardır devam ettiğini söyledi. Yeni Anadolu  Işıklar Maden Ocağı’nın geleceğine ilişkin verilen sözlerin tutulmasını isteyen Sal, işçilerin ve ailelerinin belirsizlik içinde bırakılmasına tepki gösterdi.

“Yatırım yapılacak, yerli kömür üretilecek denildi”

301 madencinin yaşamını yitirdiği facianın ardından yaşadıkları acının hâlâ ilk günkü gibi yüreklerinde olduğunu belirten Sal, işletmenin 2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) bünyesindeki Yeni Anadolu Madencilik’e devredilmesinin ardından yeni bir dönemin başlayacağına inandıklarını kaydetti.

Sal, o dönemde kendilerine yatırım yapılacağı ve üretimin geliştirileceği yönünde mesajlar verildiğini belirterek, “Bize ‘milli enerji’, ‘yerli kömür’ dediler. Buraya yatırım yapılacağından, üretimin artırılacağından bahsedildi. Biz de buranın insanlara ekmek kapısı olacağına inandık. Umut olduk, umutlandık ve büyük bir şevkle çalıştık” dedi.

Ancak aradan geçen yıllarda işletmenin giderek zor duruma düştüğünü savunan Sal, “Son altı-yedi yıl boyunca burası, defalarca söylediğim gibi, bilerek ve isteyerek zarara uğratıldı. Bunun enkazı Soma halkına, bize kaldı. Bunun ceremesini bugün yine biz çekiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Milli servetin kaymağını alıp Soma’yı terk ettiler”

Işıklar Maden Ocağı’nın sahip olduğu kömür rezervlerinin ülke ekonomisi ve bölge istihdamı açısından büyük önem taşıdığını belirten Sal, açık ocak sahalarındaki kaynakların değerlendirilme biçimine tepki gösterdi.

Sal, “Bu kömür, 85 milyonun hakkı olan yerli kömürümüz, milli servetimiz. Belli firmalar buranın kaymağını aldı, çok büyük paralar kazandı ve Soma’yı terk etti. Geriye kalan enkazı ise Soma halkı çekiyor” diye konuştu.

İşletmenin sürdürülebilir biçimde çalıştırılması için yıllardır girişimlerde bulunduklarını anlatan Sal, siyasi temsilcilerle, bürokratlarla ve ilgili kurumlarla görüştüklerini belirterek, önceliklerinin hem üretimin sürmesi hem de işçilerin istihdamının korunması olduğunu söyledi.

“Yeraltı madenciliği devam edecek, 1.361 aile ekmek yiyecek denildi”

 Yeni Anadolu Işıklar Maden Ocağı’ndaki sürecin 9 Temmuz’da tasfiye aşamasına gelmesiyle yeni bir belirsizliğin ortaya çıktığını belirten Sal, işletmenin yeni yatırımcılar tarafından devralınmasının ardından yeraltı madenciliğinin devam edeceği yönünde kendilerine güvence verildiğini söyledi.

Sal, “Bize buranın sağlam bir firmaya verildiği ve yeraltı madenciliğiyle çalışmaya devam edeceği söylendi. Burada 1.361 aile yeniden ekmek yiyecek, insanlar çocuklarının geleceğini kuracak denildi. Biz de devletimize güvendik, verilen sözlere inandık” dedi.

Işıklar sahasının yeraltı madenciliği açısından elverişli olduğunu savunan Sal, bölgedeki kömür rezervlerinin uzun vadeli üretim ve istihdam için değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ancak yeni işletme sahiplerinin planlarına ilişkin kaygılarının arttığını dile getiren Sal, “İlk başta iki mekanize ayak kurulacağı, burada 2 bin kişinin çalıştırılacağı söylendi. İşçilerin ekmeğiyle oynanmayacağı ifade edildi. Fakat son görüşmelerimde işletmenin ana ortağının ayrılarak diğer ortaklara devrettiğini öğrendim. Şimdi yeraltı madenciliğinin gerçekten yapılıp yapılmayacağından endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Açık ocaktan kömürü alıp gitmelerine müsaade etmeyelim”

Yeni işletmenin yeraltı madenciliği yerine açık ocak sahalarındaki kömürü çıkarıp bölgeden ayrılabileceği yönündeki endişelerini dile getiren Sal, yetkililere çağrıda bulundu.

Sal, “Bizim kaygımız şu: Buraya gelip açık ocaktaki kömürü alacaklar, beş ay, bir yıl ya da iki yıl sonra da burayı terk edecekler. Peki, geriye ne kalacak? Yine Soma halkının sırtına yüklenen bir enkaz ve işsiz kalan yüzlerce aile” dedi.

Bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini belirten Sal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve devletin ilgili kurumlarına seslenerek şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan bir kez daha sesleniyorum: Buna müsaade etmeyelim. Buradaki insanların umutlarıyla oynamayalım. Biz bu insanlara söz verdik, devletimizin kurumlarında söz verildi, hükümetimiz adına güvenceler verildi. Bu insanların hayallerini yıkmayalım. En kötü şey umut tacirliği yapmak, insanların geleceğini elinden almaktır.”

“Soma artık sahipsiz kaldı”

Soma’da madencilik sektöründe yaşanan sorunların birbirini takip ettiğini belirten Sal, Yeni Anadolu  Işıklar Maden Ocağı’nın yanı sıra diğer işletmelerdeki üretim ve ücret sorunlarının da işçileri zor durumda bıraktığını ifade etti.

Önümüzdeki kış mevsimi öncesinde işsiz kalan ya da ücretsiz izne çıkarılan işçilerin geçim sıkıntısının ağırlaştığını belirten Sal, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.

Sal, “İnsanların evinde odun yok, kömür yok. Çocuğuna ayakkabı alamayan, evine ekmek götürmekte zorlanan işçiler var. Çocuklarını okula göndermekte güçlük çeken aileleri biliyorum. Bizim artık dayanacak gücümüz kalmadı. Soma’nın yok olma noktasına gelmesini seyredemeyiz” diye konuştu.

Bölgedeki maden işletmelerinin geleceğine ilişkin belirsizliğin giderilmesini isteyen Sal, sorunun yalnızca işçilerin değil, Soma’nın tamamının geleceğini ilgilendirdiğini vurguladı.

“Yasal çerçevede Soma yürüyüşü yapacağız”

Yetkililerden somut bir adım atılmaması durumunda demokratik haklarını kullanacaklarını açıklayan Sal, işçiler ve Soma halkıyla birlikte eylem hazırlığı yapacaklarını belirtti.

Sal, “Buna dur denmezse bütün Somalı vatandaşlarımızı, Soma’da yaşayan ve kömürden ekmek yiyen herkesi demokratik hukuk çerçevesinde yapacağımız Soma yürüyüşüne çağırıyorum. Müessesenin önüne gidip çadırımızı kuracağız, sesimizi bizi yönetenlere duyuracağız. Biz buna sessiz kalmayacağız” dedi.

Planlanan yürüyüşün hukuk ve anayasal sınırlar içerisinde gerçekleştirileceğinin altını çizen Sal, amaçlarının üretimin devam etmesi, işçilerin yeniden istihdam edilmesi ve bölgedeki belirsizliğin sona ermesi olduğunu söyledi.

Soma’nın doğal kaynaklarının belirli şirketlerin çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesine karşı olduklarını belirten Sal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu madenler 85 milyonun milli servetidir, hepimizin hakkı vardır. Soma’nın halkının, çocuklarının ve bu ülkenin geleceğini birkaç firmanın kendi çıkarları için kullanmasına müsaade etmeyeceğiz. Bizim derdimiz dağlardan büyük. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Devletimizin bu soruna el atmasını, madenlerin ve santralin geleceğinin bir an önce çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Soma’yı bu kara günlerden hep birlikte çıkarmalıyız.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER