Süt üreticisi alarm veriyor: Başkaya, “1 litre sütle 1,5 kilo yem alınabilmeli
GÜNDEMAydın İli Süt Üreticileri Birliği eski Başkanı Servet Başkaya, Kuyucak’ın Pamukören Mahallesi’ndeki çiftliğinde süt ve hayvancılık sektörünün yaşadığı sorunları anlattı. Kuraklık, don, dolu ve şap hastalığının üreticiyi ağır bir krizin içine sürüklediğini belirten Başkaya, artan yem ve mazot maliyetlerine dikkat çekerek, “Bir litre süt parasıyla bir buçuk kilogram yem almamız lazım” dedi
Aydın İli Süt Üreticileri Birliği eski Başkanı ve çiftçi Servet Başkaya, Aydın’ın Kuyucak ilçesine bağlı Pamukören Mahallesi’nde bulunan çiftliğinde süt ve hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu sorunları değerlendirdi. Yaklaşık -60 yıldır tarım sektörünün içerisinde olduğunu belirten Başkaya, 2025 yılının tarım ve hayvancılık açısından ağır bir kriz yılı olduğunu söyledi.
Kuraklık, don, dolu ve hayvancılık sektöründe yaşanan şap hastalığının üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Başkaya, tarımda üretilen ürünlerin büyük bölümünün 2025 fiyatlarıyla satılmasına karşın girdi maliyetlerinin sürekli arttığını dile getirdi.
Başkaya, “2025 yılı içerisinde kuraklık, don, dolu ve artı hayvancılıkta şapla beraber sektör büyük bir kriz içerisine girdi. Üretilen ürünler bugün için 2025 yılı fiyatlarıyla satıldı, satılmaya devam ediyor. Girdi maliyetleri her geçen gün, hele hele mazotun zammıyla beraber artıyor. Her kesim; incirinden zeytinine, domatesinden patlıcanına, aklınıza hangi ürün gelirse gelsin hepsi, her üretici zararda ve ürettiği malı satamamaktan şikayetçi” diye konuştu.
“Destekler ürün bazlı verilmeli”
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılından sonra uygulamaya koyduğu destekleme modelini de değerlendiren Başkaya, desteklerin üreticinin ortaya koyduğu ürün miktarı üzerinden verilmesi gerektiğini savundu.
“Havza bazlı üretim” uygulamasının planlı üretim açısından doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Başkaya, buna karşın diğer desteklerin yetersiz kaldığını söyledi.
Başkaya, çiftçinin ürettiği bütün ürünlere kilo bazlı destek verilmesi gerektiğini belirterek, “Çiftçinin ürettiği tüm ürünlere kilo bazlı destek verilmeli. Havza bazlı olan destek doğru bir karar. Planlı üretim için hangi havzaya hangi ürünün ekilmesi gerektiğini uygulamada faydalı olacaktı. Fakat diğer türlü verilen destekler az. Şu anda hayvancılık dahil bütün sektörler zararda ve zorda” ifadelerini kullandı.
Ürün bazlı desteklemenin aynı zamanda tarımın kayıt altına alınmasına da katkı sağlayacağını belirten Başkaya, üreticinin sattığı ürün üzerinden destek almasının hem üretim miktarının tespit edilmesini hem de kayıt dışılığın azaltılmasını sağlayacağını söyledi.
Başkaya, “Her ürüne, çiftçinin ürettiği her ürüne yeterince destek verilirse ne ürettiğimizi biliriz ve kayıtlı üretimin, tarımı kayıt altına alırız. Tarım kayıt altına alınırsa gıda sektöründeki bu fahiş fiyatların da önüne geçilecektir diye düşünüyorum” dedi.
Sütte “1,5 kilogram yem” paritesi vurgusu
Hayvancılık sektöründe yıllardır dile getirdiği “süt paritesi” konusuna da değinen Başkaya, sürdürülebilir bir süt üretimi için üreticinin sattığı bir litre sütle en az 1,5 kilogram yem alabilmesi gerektiğini söyledi.
Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyatların 24-25 lira seviyesinde olduğunu belirten Başkaya, çiftlik bazında ve belirli kalite kriterlerine sahip sütlerin ise 30 liranın üzerinde satılabildiğini ifade etti. Ancak artan yem ve mazot maliyetleri nedeniyle 30 liralık fiyatın dahi üreticiyi rahatlatmadığını savundu.
Başkaya, “Bir litre süt parasıyla bir buçuk kilogram yem almamız lazım. Bakanlığın açıkladığı, konseyin açıkladığı fiyatlar şu anda 24-25 lira civarında. Ama piyasa koşullarına göre çiftlik bazlı sütler veya istenilen kalitedeki sütler 30 liranın üzerinde günümüzde satılmakta. Burada satılmakta ama yeni girdi maliyetleri, mazotun aşırı derecede artması, yem fiyatlarının aşırı derecede artması, 30 liralık fiyatın bile yeterli olmadığını görüyoruz” diye konuştu.
“Şap nedeniyle sağılan inek sayısı azalıyor”
Süt üretiminde küçük ve büyük işletmeler arasındaki fiyat farkına da dikkat çeken Başkaya, küçük üreticinin sütünü yaklaşık 25-26 lira aralığında satabildiğini, büyük işletmelerde ise fiyatların 30 lira civarına çıkabildiğini söyledi.
Bu farkın yanı sıra şap hastalığının hayvan varlığı ve süt üretimi üzerinde de etkili olduğunu belirten Başkaya, hastalık ve zarar nedeniyle hayvan sayısında azalma yaşandığını ifade etti.
Başkaya, “Türkiye'de şimdi şap hastalığından dolayı ve üreticinin zarar etmesinden dolayı hayvan sayısında azalma var. Sağılan inek sayısında azalma var. Dolayısıyla süte sanayici talep etmekte” dedi.
Süt ve et piyasasının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Başkaya, “Süt para etmediği takdirde ette sıkıntı olacaktır. Sütle et arasındaki paritenin dengeli olması lazım. Eğer süt para kazanırsa hayvan, et de rahatlayacaktır” ifadelerini kullandı.
“İthalat yerine kendi üretimimize destek verilmesini istiyorum”
Hayvancılık sektöründe ithalat politikalarına da karşı çıkan Başkaya, Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahip olduğunu savundu.
Başka ülkelerden hayvansal ürün veya girdi ithal etmek yerine üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirten Başkaya, sulama ve enerji yatırımlarının artırılması çağrısında bulundu.
Güneydoğu Anadolu Projesi'ne (GAP) de değinen Başkaya, yıllardır sulama yatırımlarının tamamlanmasını beklediklerini belirterek, tarım sektörünün geleceği açısından sulama ve enerji yatırımlarının önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Üretenlerin desteklenmesi gerekiyor”
Tarımda sürdürülebilir üretimin sağlanabilmesi için üreticinin korunması gerektiğini ifade eden Başkaya, desteklerin piyasa şartlarına göre değişken hale getirilebileceğini söyledi.
Özellikle desteklerin kilo bazında verilmesinin üreticiyi daha fazla üretmeye teşvik edeceğini belirten Başkaya, ürün fiyatlarının düştüğü dönemlerde destek miktarının artırılmasını önerdi.
Başkaya, “Piyasada ürün ucuzsa destek miktarı artırılmalı, normalse destek miktarı normale dönmeli. Şu anda desteklemeler yüksek verilirse tarımın kayıt altına alınması bakımından önemli olacağını düşünüyorum” dedi.
Tarım sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkaya, üretimin devam edebilmesi için çiftçinin yanında olunması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Tarım sektörünün sahip çıkılması lazım. Türkiye ekonomisinin düzene girmesi için, gıda sektöründeki fiyat artışlarının durması için üretenlerin desteklenmesini istiyorum.”
İlginizi Çekebilir