© Soma Haberi 2020

Üzüm üreticileri: "Artık geçinemiyoruz, çocuklarımız bağcılık yapmayacak"

Manisa'nın Alaşehir ilçesine bağlı Kavaklıdere ve Örneköy mahallelerinde üzüm üreticileri, artan üretim maliyetleri, açıklanmayan taban fiyat, TARİŞ'in alım politikası, tüccarlara bağımlılık ve bağlarda görülen hastalıklar nedeniyle büyük bir çıkmaz yaşadıklarını söyledi. Çiftçiler, kuru üzüm için en az 150-180 lira taban fiyat talep ederken, "Eskiden üzüm çocuklarımızı okutuyordu, şimdi kendi karnımızı bile doyuramıyoruz" diyerek yaşadıkları ekonomik krizi anlattı.

Manisa'nın Alaşehir ilçesine bağlı Kavaklıdere ve Örneköy mahallelerinde üzüm üreticileri, 2026 yılı kuru üzüm sezonu öncesinde yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı.

Üreticiler; mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerinin son bir yılda yüzde 50 ila yüzde 80 arasında arttığını, buna karşın kuru üzüm fiyatının iki yıl öncesinin bile gerisine düştüğünü belirtti.

Çiftçiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile TARİŞ'in henüz fiyat açıklamamasının piyasada belirsizlik yarattığını, bu nedenle üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti.

"Eskiden beş kardeşi üzüm büyüttü, bugün bizi geçindirmiyor"

Çiftçiler Sendikası Denetim Kurulu Üyesi ve üzüm üreticisi Gürcan Ertürk, bağcılığın artık sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi.

Ertürk, şunları kaydetti:

"Biz beş kardeşiz. Beş kardeşin eğitimine, büyümesine, evlenmesine kadar bu üzüm katkı sağladı. Bugün ise babamızdan kalan bağlarla kendi geçimimizi bile sağlayamıyoruz. Çocuklarımızın bu işi devam ettirmesi artık mümkün görünmüyor."

Üretim maliyetlerinin her geçen yıl katlanarak arttığını belirten Ertürk, mazotun 83 liraya ulaştığını, gübre, elektrik, su ve zirai ilaç fiyatlarındaki artış nedeniyle kaliteli üretim yapmanın giderek zorlaştığını söyledi.

"TARİŞ ortağıyız ama sahip çıkan yok"

TARİŞ'in üreticiyi koruyamadığını savunan Ertürk, şunları söyledi:

"Geçen yıl 1.750 lira olan potasyum bugün yaklaşık 2.950 liraya çıktı. Gübre, ilaç, sulama ve elektrik masrafları üst üste binince üreticiye emeğinin karşılığı kalmıyor."

Üreticilerin tüccarlarla da ciddi sorun yaşadığını belirten Ertürk, bazı tüccarların üzümü aldıktan sonra ödemeleri aylarca geciktirdiğini, verilen çeklerin karşılıksız çıktığını öne sürdü.

"Alaşehir ve Sarıgöl'de milyonlarca liralık üzüm parası ödenmedi. Üzümü bugün veriyoruz, parasını Mart-Nisan ayında alıyoruz. Oysa Kasım ayında bağ yeniden budanıyor, masraflar tekrar başlıyor."

"İki yıl önce 115 liraya sattığımız üzüm bugün 80 liraya düştü"

Ertürk, kuru üzüm fiyatlarının üreticiyi ayakta tutamayacak seviyeye gerilediğini belirterek şöyle konuştu:

"İki yıl önce 115 liraya sattığımız kuru üzüm bugün 75-80 liraya satılıyor. Buna karşılık mazot, gübre, elektrik ve işçilik maliyetleri katlandı. Böyle giderse bağcılığı sürdürebilecek son nesil biz olacağız."

"TMO ve TARİŞ hâlâ fiyat açıklamadı"

Üreticiler, Ağustos ayı başında açıklanması beklenen rekolte ve alım fiyatlarının hâlâ ilan edilmediğine dikkat çekti.

Ertürk, yaklaşık 293 bin tonluk rekolte beklentisi bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

"TARİŞ yalnızca 20 bin ton üzüm alacağını söylüyor. Bu kadar ürünün içinde 20 bin ton kaç günde biter? Sonra yine tüccarın eline kalacağız. Önümüz tamamen karanlık."

"Yaprak olmasa kışı çıkaramayız"

Üreticilerin gelir elde etmek için salamuralık asma yaprağı toplamak zorunda kaldığını anlatan Ertürk, şöyle konuştu:

"Bugün yaprak 40 liradan satılıyor. İnsanlar sabah beşte kalkıp yaprak topluyor. Eğer bu yaprağı satamasalar ilaç parasını bile çıkaramayacaklar."

"80 lira maliyeti ancak kurtarıyor"

Emekli çiftçi Şener Kahraman ise bu yıl don yaşanmaması nedeniyle verimin arttığını ancak maliyetlerin çok yükseldiğini söyledi.

Kahraman, "Dekar maliyeti 40 bin lirayı geçti. Dekardan 600 kilo üzüm alsak bile 80 liralık fiyat ancak maliyeti karşılıyor. Çiftçinin ayakta kalabilmesi için fiyatın en az 150 lira olması gerekiyor." dedi.

Kahraman, yalnızca zirai ilaç giderinin dekarda 10-15 bin lirayı bulduğunu belirterek, "Her yıl ilaç fiyatları yüzde 70-80 artıyor ama üzüm fiyatı düşüyor. Her yıl 'çiftçiliği bırakacağız' diyoruz ama bırakacak başka işimiz de yok." ifadelerini kullandı.

"Kendi emeğimizi bile hesaplamıyoruz"

Üretici Yusuf Zengin de bütün işleri kendisinin yaptığını ancak buna rağmen para kazanamadığını söyledi.

Zengin, "10-15 günde bir ilaç atıyoruz. Bir ilaçlama yaklaşık 4 bin liraya mal oluyor. Sezonda 10 kez ilaç attığınızda sadece ilaçlama masrafı 40 bin lirayı buluyor. İki makine kullandığınızda bu rakam ikiye katlanıyor. Buna işçilik ve mazot dâhil değil. Kendi emeğimizi zaten hiç hesaplamıyoruz." diye konuştu.

Kuru üzümde taban fiyatın en az 150 lira olması gerektiğini belirten Zengin, "Eskiden taban fiyat açıklanırdı. Şimdi adeta tavan fiyat açıklanıyor." dedi.

"Jeotermal santraller ve madenler üretimi olumsuz etkiliyor"

Emekli üretici Bahri Öner ise yalnızca ekonomik nedenlerin değil çevresel sorunların da üzüm üretimini olumsuz etkilediğini savundu.

Gediz Ovası'ndaki jeotermal enerji santralleri ile Kışladağı Altın Madeni'nin tarımsal üretime zarar verdiğini öne süren Öner, şunları söyledi:

"Jeotermallerin saldığı gazların ve siyanürlü altın madenciliğinin üzüm kalitesi ile verimini olumsuz etkilediğini düşünüyoruz. Bölgede kanser vakalarının arttığını da gözlemliyoruz."

Tarım politikalarının üreticiyi korumadığını savunan Öner, üreticilerin kooperatifleşmesi ve örgütlenmesi gerektiğini söyledi.

"Üretici üzümünü kaça satacağını bilmiyor"

Salihlili üretici Erdal Barut ise sezon başlamasına rağmen fiyat belirsizliğinin sürdüğünü belirtti.

Barut, "Üzüm kesilmeden önce çiftçi ürününü kaça satacağını bilmek istiyor. Elektrik, su, işçilik, gübre maliyetleri belli. Ama fiyat belli değil. Bu durumda yine tüccarın eline kalıyoruz." dedi.

Barut, 8 ve 9 numara kuru üzüm için kilogram başına en az 180 lira fiyat verilmesi gerektiğini söyledi.

Bağlarda hastalık uyarısı

Çiftçiler Sendikası Denetim Kurulu Üyesi Gürcan Ertürk, bu yıl bazı bağlarda salkımlarda buruşma, pörsüme ve uç kuruması görüldüğünü belirterek, bunun nedeninin araştırılması gerektiğini söyledi.

Ertürk, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ile ziraat odalarının üreticilerle sahada daha fazla çalışma yürütmesi gerektiğini ifade ederek, "Uzman ekiplerin bağları gezmesi, hastalıkların nedenlerini araştırması ve çiftçiye bölgesel öneriler sunması gerekiyor." dedi.

Üreticilerin ortak talebi: Destek ve taban fiyat

Üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın acilen kuru üzüm taban fiyatını açıklamasını, üretim maliyetlerini düşürecek mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç desteklerinin artırılmasını, TARİŞ'in alım kapasitesinin genişletilmesini ve üreticinin tüccara mahkûm edilmeyeceği yeni bir alım politikası oluşturulmasını istedi.

Üreticiler ayrıca, katma değeri artıracak salamuralık yaprak, üzüm suyu ve üzüm şırası gibi alternatif ürün yatırımlarının da kooperatifler aracılığıyla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Manisa'nın Alaşehir ilçesine bağlı Kavaklıdere ve Örneköy mahallelerinde üzüm üreticileri, 2026 yılı kuru üzüm sezonu öncesinde yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı.

Üreticiler; mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama ve işçilik maliyetlerinin son bir yılda yüzde 50 ila yüzde 80 arasında arttığını, buna karşın kuru üzüm fiyatının iki yıl öncesinin bile gerisine düştüğünü belirtti.

Çiftçiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile TARİŞ'in henüz fiyat açıklamamasının piyasada belirsizlik yarattığını, bu nedenle üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti.

"Eskiden beş kardeşi üzüm büyüttü, bugün bizi geçindirmiyor"

Çiftçiler Sendikası Denetim Kurulu Üyesi ve üzüm üreticisi Gürcan Ertürk, bağcılığın artık sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi.

Ertürk, şunları kaydetti:

"Biz beş kardeşiz. Beş kardeşin eğitimine, büyümesine, evlenmesine kadar bu üzüm katkı sağladı. Bugün ise babamızdan kalan bağlarla kendi geçimimizi bile sağlayamıyoruz. Çocuklarımızın bu işi devam ettirmesi artık mümkün görünmüyor."

Üretim maliyetlerinin her geçen yıl katlanarak arttığını belirten Ertürk, mazotun 83 liraya ulaştığını, gübre, elektrik, su ve zirai ilaç fiyatlarındaki artış nedeniyle kaliteli üretim yapmanın giderek zorlaştığını söyledi.

"TARİŞ ortağıyız ama sahip çıkan yok"

TARİŞ'in üreticiyi koruyamadığını savunan Ertürk, şunları söyledi:

"Geçen yıl 1.750 lira olan potasyum bugün yaklaşık 2.950 liraya çıktı. Gübre, ilaç, sulama ve elektrik masrafları üst üste binince üreticiye emeğinin karşılığı kalmıyor."

Üreticilerin tüccarlarla da ciddi sorun yaşadığını belirten Ertürk, bazı tüccarların üzümü aldıktan sonra ödemeleri aylarca geciktirdiğini, verilen çeklerin karşılıksız çıktığını öne sürdü.

"Alaşehir ve Sarıgöl'de milyonlarca liralık üzüm parası ödenmedi. Üzümü bugün veriyoruz, parasını Mart-Nisan ayında alıyoruz. Oysa Kasım ayında bağ yeniden budanıyor, masraflar tekrar başlıyor."

"İki yıl önce 115 liraya sattığımız üzüm bugün 80 liraya düştü"

Ertürk, kuru üzüm fiyatlarının üreticiyi ayakta tutamayacak seviyeye gerilediğini belirterek şöyle konuştu:

"İki yıl önce 115 liraya sattığımız kuru üzüm bugün 75-80 liraya satılıyor. Buna karşılık mazot, gübre, elektrik ve işçilik maliyetleri katlandı. Böyle giderse bağcılığı sürdürebilecek son nesil biz olacağız."

"TMO ve TARİŞ hâlâ fiyat açıklamadı"

Üreticiler, Ağustos ayı başında açıklanması beklenen rekolte ve alım fiyatlarının hâlâ ilan edilmediğine dikkat çekti.

Ertürk, yaklaşık 293 bin tonluk rekolte beklentisi bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

"TARİŞ yalnızca 20 bin ton üzüm alacağını söylüyor. Bu kadar ürünün içinde 20 bin ton kaç günde biter? Sonra yine tüccarın eline kalacağız. Önümüz tamamen karanlık."

"Yaprak olmasa kışı çıkaramayız"

Üreticilerin gelir elde etmek için salamuralık asma yaprağı toplamak zorunda kaldığını anlatan Ertürk, şöyle konuştu:

"Bugün yaprak 40 liradan satılıyor. İnsanlar sabah beşte kalkıp yaprak topluyor. Eğer bu yaprağı satamasalar ilaç parasını bile çıkaramayacaklar."

"80 lira maliyeti ancak kurtarıyor"

Emekli çiftçi Şener Kahraman ise bu yıl don yaşanmaması nedeniyle verimin arttığını ancak maliyetlerin çok yükseldiğini söyledi.

Kahraman, "Dekar maliyeti 40 bin lirayı geçti. Dekardan 600 kilo üzüm alsak bile 80 liralık fiyat ancak maliyeti karşılıyor. Çiftçinin ayakta kalabilmesi için fiyatın en az 150 lira olması gerekiyor." dedi.

Kahraman, yalnızca zirai ilaç giderinin dekarda 10-15 bin lirayı bulduğunu belirterek, "Her yıl ilaç fiyatları yüzde 70-80 artıyor ama üzüm fiyatı düşüyor. Her yıl 'çiftçiliği bırakacağız' diyoruz ama bırakacak başka işimiz de yok." ifadelerini kullandı.

"Kendi emeğimizi bile hesaplamıyoruz"

Üretici Yusuf Zengin de bütün işleri kendisinin yaptığını ancak buna rağmen para kazanamadığını söyledi.

Zengin, "10-15 günde bir ilaç atıyoruz. Bir ilaçlama yaklaşık 4 bin liraya mal oluyor. Sezonda 10 kez ilaç attığınızda sadece ilaçlama masrafı 40 bin lirayı buluyor. İki makine kullandığınızda bu rakam ikiye katlanıyor. Buna işçilik ve mazot dâhil değil. Kendi emeğimizi zaten hiç hesaplamıyoruz." diye konuştu.

Kuru üzümde taban fiyatın en az 150 lira olması gerektiğini belirten Zengin, "Eskiden taban fiyat açıklanırdı. Şimdi adeta tavan fiyat açıklanıyor." dedi.

"Jeotermal santraller ve madenler üretimi olumsuz etkiliyor"

Emekli üretici Bahri Öner ise yalnızca ekonomik nedenlerin değil çevresel sorunların da üzüm üretimini olumsuz etkilediğini savundu.

Gediz Ovası'ndaki jeotermal enerji santralleri ile Kışladağı Altın Madeni'nin tarımsal üretime zarar verdiğini öne süren Öner, şunları söyledi:

"Jeotermallerin saldığı gazların ve siyanürlü altın madenciliğinin üzüm kalitesi ile verimini olumsuz etkilediğini düşünüyoruz. Bölgede kanser vakalarının arttığını da gözlemliyoruz."

Tarım politikalarının üreticiyi korumadığını savunan Öner, üreticilerin kooperatifleşmesi ve örgütlenmesi gerektiğini söyledi.

"Üretici üzümünü kaça satacağını bilmiyor"

Salihlili üretici Erdal Barut ise sezon başlamasına rağmen fiyat belirsizliğinin sürdüğünü belirtti.

Barut, "Üzüm kesilmeden önce çiftçi ürününü kaça satacağını bilmek istiyor. Elektrik, su, işçilik, gübre maliyetleri belli. Ama fiyat belli değil. Bu durumda yine tüccarın eline kalıyoruz." dedi.

Barut, 8 ve 9 numara kuru üzüm için kilogram başına en az 180 lira fiyat verilmesi gerektiğini söyledi.

Bağlarda hastalık uyarısı

Çiftçiler Sendikası Denetim Kurulu Üyesi Gürcan Ertürk, bu yıl bazı bağlarda salkımlarda buruşma, pörsüme ve uç kuruması görüldüğünü belirterek, bunun nedeninin araştırılması gerektiğini söyledi.

Ertürk, İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ile ziraat odalarının üreticilerle sahada daha fazla çalışma yürütmesi gerektiğini ifade ederek, "Uzman ekiplerin bağları gezmesi, hastalıkların nedenlerini araştırması ve çiftçiye bölgesel öneriler sunması gerekiyor." dedi.

Üreticilerin ortak talebi: Destek ve taban fiyat

Üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın acilen kuru üzüm taban fiyatını açıklamasını, üretim maliyetlerini düşürecek mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç desteklerinin artırılmasını, TARİŞ'in alım kapasitesinin genişletilmesini ve üreticinin tüccara mahkûm edilmeyeceği yeni bir alım politikası oluşturulmasını istedi.

Üreticiler ayrıca, katma değeri artıracak salamuralık yaprak, üzüm suyu ve üzüm şırası gibi alternatif ürün yatırımlarının da kooperatifler aracılığıyla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER