© Soma Haberi 2020

Emekliler Soma’da isyan etti: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”

Tüm Emekliler Sendikası Soma Şubesi, Soma Pazar Yeri’nde emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekmek amacıyla parkta bir araya geldi. Emekliler, düşük maaşlar nedeniyle temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıklarını belirterek, “Saraya değil, emekliye bütçe” çağrısında bulundu.

Tüm Emekliler Sendikası Soma Şubesi, Soma Pazar Yeri’nde, parkta bir araya gelerek emekliler olarak vatandaşlara yaşam koşullarını anlattı. Banklarda oturan emekliler, yaşadıkları koşulları şu sözlerle özetledi:

“İnsanca yaşam istiyoruz. Emekli bankta bedavaya oturuyor. Çay, kahve yok değil mi? Yok, yok. Bedava. Banklar bedava emekliye.”

301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak ise yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Evet, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açlık, sefalet ve zamlara karşı başlattıkları eylemleri biz de buradan tüm kalbimizle destekliyoruz. İşçinin, emeklinin, asgari ücretlinin yaşayabileceği, onurla yaşayabileceği bir ücreti, bir zammı buradan bizi yöneten aklı başında insanlara seslenerek istiyoruz. İşçiyle, emekliyle uğraşmayın. Bunun bedelini ağır ödersiniz.”

Bir emekli yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı:

“Kaç para maaş? 18 bin lira. Geçinebilir mi be? Pazara çıkıyorsun, 3 bin, 4 bin lira. Neyle geçineceksin? Ondan sonra emeklilik aç değil diyorlar. Kuru ekmek yesin diyorlar. Kuru ekmek de yiyemiyoruz be. Kuru ekmek de bulamıyoruz. Kendileri alıyorlar 500 bin lira. Emekliye gelince 18-20 bin lira. İşçi emekliliğin maaşı 90-100 bin lira olmalı. Emekli çalışmaması için, insanca yaşaması için 100 bin lira maaş almalı. Bu 18-20 bin lirayla emeklilik acıdan geberecek.”

Bankta oturan başka bir emekli ise şunları söyledi:

“Yok, nerede? Geçinemiyoruz. Maaşlar zaten düşük. Verdikleri sadaka gibi para. Kendileri daha fazla alıyor. Allah yardımcımız olsun. Yarın göreceğiz Meclis’e kabul edilecek mi, belli değil. En az 27-28 bin lira olması lazım emeklilik için. Ne verirler bilmiyorum ki. Vermezler, vermezler. Koruyacak para vermezler. Yeterli para vermezler.”

Bir diğer emekli ise yaşadığı sıkıntıyı şöyle dile getirdi:

“Acımızdan ölüyoruz, ölüyoruz. Çay paramız yok, sigara paramız yok. Buralarda dolaşıyoruz. Kahvelere girip oturamıyoruz. Çay 15 lira. Çorba 100 lira. Etin yüzünü zaten görmüyoruz. Kasapta görüyoruz. Ne olacak bizim sonumuz? Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz.”

Emekliler sık sık, “Saraya değil, emekliye bütçe. Saraya değil, emekliye bütçe” sloganı attı.

Tüm Emekliler Sendikası adına konuşan Sayıt Sürül ise şu ifadeleri kullandı:

“Sendikamız, emeklilerin hukuksal, demokratik, sosyal ve ekonomik hakları için mücadele etmektedir. Son günlerde bütçenin görüşüldüğü bu günlerde, bütçe görüşmelerinin başlamasıyla birlikte bu eylem ve etkinlikler daha da artmıştır. Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Bizler hakkımız olanı istiyoruz.

Yıllarca çalışıp prim ödedik. Emekli olduktan sonra bizi kimsenin açlığa mahkûm etmeye hakkı yoktur. Ancak bizi yönetenler, en düşük emekli aylığına sadece bin lira zam yapabilmek için günlerce bakanları bir araya getiriyor, konuşuyor, tartışıyor ama bir türlü karar veremiyorlar. Bin lirayı bile çok zor şartlar altında verdiklerini söylüyorlar.

Oysa yandaşlarına, sermayeye kimsenin haberi olmadan anında milyarları verebiliyorlar, bütçeden geçirebiliyorlar. Bize gelince ‘kaynak yok’ diyorlar. Kaynak var dostlar, kaynak var ama önemli olan kaynağın kimden yana kullanıldığıdır. Bizden yana kullanılmadığını hepimiz biliyoruz.

Eğer bizden yana kullanılsaydı bugün insanlar açlık ücretleriyle karşı karşıya kalmaz, pazar bittikten sonra çöplerden topladıkları artıkları evlerine götürmek zorunda kalmazlardı. Yirmi bin lira maaşla insanlar nasıl yaşayacak? Soma’da bile kiralara bakın; yandaşların sitelerinde 8 bin liradan 30 bin liraya kadar kiralar var.

Yirmi bin lirayla bir emekli nasıl kira verecek? Nasıl doğal gaz, sıcak su ya da kömür parası ödeyecek? Ondan sonra da çoluğuna çocuğuna bir şeyler almaya çalışacak. Hepimizin torunları var ama torunlarımıza doğru dürüst bir şey alamıyoruz. Bayramlarda harçlık veremiyoruz.

2014 yılında emekli olduğumda maaşım bin 850 liraydı. Küçük altın 147 liraydı. O zaman maaşımla 12 küçük altın alabiliyordum. Asgari ücret 846 liraydı. En düşük emekli maaşı ise 952 liraydı. Şimdi en düşük emekli maaşıyla ayda iki çeyrek altın bile alınamıyor. O zaman beş-altı çeyrek altın alabiliyorduk. Asgari ücretle çalışan bir kişi beş çeyrek altın alabiliyordu.

Biz bunun için toplandık. Ülkenin dört bir yanında emekliler, şartlarının iyileştirilmesini ve haklarının verilmesini istiyor. Bunun için sokaktalar. Biz de bunun için buradayız.”

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER