© Soma Haberi 2020

Türkiye Maden-İş 13. Olağan Genel Kurulu yapıldı: "Stratejik madenler yabancı sektörlerin eline bırakılmamalı"

Türkiye Maden İşçileri Sendikası'nın 13. Olağan Genel Kurulu Ankara'da gerçekleştirildi. Genel Başkan Nurettin Akçul, Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementleri rezervinin milli politikalar doğrultusunda kamu eliyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, KİT çalışanlarının kadro sorununun çözülmesi, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve vergide adaletin sağlanması çağrısında bulundu.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası'nın (Türkiye Maden-İş) 13. Olağan Genel Kurulu, Ankara'da Anadolu Otel'de delegeler, teşkilat yöneticileri, davetliler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurulun ilk gününde TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay delegeleri ziyaret ederken, ikinci gün saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Genel Başkan Nurettin Akçul'un konuşması genel kurula damga vurdu.

Konuşmasında küresel ölçekte enerji dönüşümü, kritik mineraller ve hammadde güvenliğinin önemine dikkat çeken Akçul, Türkiye'nin sahip olduğu stratejik maden rezervlerinin milli politikalar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Beylikova'daki rezerv Türkiye için tarihi fırsattır"

Eskişehir'in Beylikova ilçesinde bulunan nadir toprak elementleri rezervinin önemine işaret eden Akçul, Türkiye'nin bu alanda Çin'in ardından dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip olduğunu belirtti.

Nadir toprak elementlerinin yenilenebilir enerji, savunma sanayi, uzay teknolojileri ve yüksek teknoloji üretiminin temel hammaddeleri arasında yer aldığını ifade eden Akçul, şöyle konuştu:

"Ülkemizde bulunan bu büyük potansiyeli milletimiz adına tarihi bir fırsat olarak görüyoruz. Bu kaynaklar milli ve yerli politikalar doğrultusunda kamu işletmeciliği yoluyla ekonomimize kazandırılmalıdır. Stratejik madenlerimiz yabancı sektörlerin eline bırakılmadan bu alandaki karar da üretim de Türkiye'nin olmalıdır."

"Madenciler afetlerde yine en öndeydi"

Konuşmasında deprem, orman yangınları ve sel felaketlerinde görev alan maden işçilerine de teşekkür eden Akçul, madencilerin yalnızca üretimde değil, afetlerde de en ön safta yer aldığını söyledi.

Maden işçilerinin arama-kurtarma çalışmalarında büyük fedakârlık gösterdiğini belirten Akçul, bu görevin iş tanımının değil, insan hayatını her şeyin üzerinde gören vicdani anlayışın sonucu olduğunu ifade etti.

KİT çalışanları için kadro çağrısı

Çalışma hayatındaki sorunlara da değinen Akçul, taşerondan kadroya geçiş sürecinde Kamu İktisadi Teşebbüsleri'nde çalışan yaklaşık 85 bin işçinin kapsam dışında bırakıldığını hatırlattı.

Bu durumun eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını belirten Akçul, şunları söyledi:

"Taşeron işçilerinin büyük bölümüne tanınan haklardan KİT çalışanlarının mahrum bırakılması kabul edilemez. Yıllardır süren bu mağduriyet artık sona erdirilmeli ve çalışanlarımızın hakları teslim edilmelidir."

"Yetki davaları yıllarca sürmemeli"

Sendikal örgütlenmenin önündeki hukuki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Akçul, işveren itirazları nedeniyle toplu iş sözleşmesi yetki süreçlerinin yıllarca mahkemelerde bekletildiğini söyledi.

Bu süreçlerin çalışma barışını bozduğunu ifade eden Akçul, çoğunluk tespitine yönelik itirazların kısa sürede sonuçlandırılacağı yeni bir mekanizmanın hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Vergide adalet sağlanmalı"

Gelir vergisi dilimlerinin enflasyon karşısında yetersiz kaldığını belirten Akçul, ücretlilerin maaş artışlarının kısa sürede vergi nedeniyle eridiğini söyledi.

Anayasa'nın "mali güce göre vergilendirme" ilkesini hatırlatan Akçul, ücretliler üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi ve vergi sisteminde adaletin sağlanması çağrısında bulundu.

"Hiçbir yatırım insan hayatından değerli değildir"

Madenciliğin fedakârlık isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan Akçul, iş sağlığı ve güvenliğinin sendikanın vazgeçilmez önceliği olduğunu ifade etti.

Görevleri sırasında yaşamını yitiren tüm maden şehitlerini rahmetle anan Akçul, "Hiçbir üretim, hiçbir yatırım insan hayatından daha değerli olamaz." dedi.

Ergün Atalay'a teşekkür etti

Konuşmasının sonunda TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay'a desteklerinden dolayı teşekkür eden Akçul, sendikal mücadelenin birlik ve dayanışmayla güçlendiğini belirtti.

Akçul, "Hiçbir emek, hiçbir alın teri karşılıksız kalmayana dek mücadelemiz sürecektir." diyerek konuşmasını tamamladı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER