© Soma Haberi 2020

Salihli'de karpuz üreticisi isyan etti: "Üretirken batıyoruz, genç çiftçi toprağından kopuyor"

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Taytan Mahallesi'nde karpuz üreticiliği yapan Osman Akbaş, artan üretim maliyetlerine rağmen tarlada karpuzun 3 liraya alıcı bulduğunu belirterek iki yıldır zarar ettiklerini söyledi. Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ise üreticinin artık emeğinin karşılığını alamadığını, genç çiftçilerin tarımdan uzaklaşma noktasına geldiğini ifade ederek destek çağrısında bulundu.

Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Taytan Mahallesi'nde karpuz üreticisi Osman Akbaş, artan girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatları nedeniyle üreticinin her geçen yıl daha fazla zarar ettiğini söyledi. İki yıldır üst üste zarar ettiklerini belirten Akbaş, üretimi sürdürmekte zorlandıklarını ifade ederken, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç da üreticinin ayakta kalabilmesi için devlet desteklerinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Yaklaşık 300 dekarlık karpuz ekim alanını bu yıl 100 dekara düşürdüğünü belirten Osman Akbaş, üretim maliyetlerinin geçen yıla göre ciddi oranda arttığını söyledi.

"Geçen yıl tarladaki karpuz fiyatı 2 ile 3,5 lira arasında değişiyordu. Bu yıl maliyetler arttığı halde satış fiyatı yine aynı seviyelerde kaldı. Geçen yıl dekara maliyetimiz 25 bin liraydı, bu yıl 35 bin liraya çıktı. Buna rağmen karpuzu yine 3 liraya satıyoruz. Dekarda yaklaşık 15 bin lira zarar ediyoruz." dedi.

Bulundukları 30 dekarlık tarladan 8-9 ton verim beklediklerini ifade eden Akbaş, en yüksek verimi almaları halinde bile zarar ettiklerini söyledi.

"9 ton ürün aldığımda yaklaşık 27 bin lira gelir elde ediyorum. Ancak maliyetim 35 bin liranın üzerinde. Üstelik bunun içinde hasat maliyeti de yok." diye konuştu.

"Fide maliyeti bile satış fiyatına yaklaştı"

Üretimde en büyük gider kalemlerinin fide, işçilik, elektrik, gübre ve ilaç olduğunu anlatan Akbaş, şunları söyledi:

"Dekara yaklaşık 380 fide dikiyoruz. Fidenin tanesi 36 liraya kadar çıktı. Sadece fide maliyeti dekarda 12-13 bin lirayı geçiyor. İşçilik maliyetimiz kilogram başına yaklaşık 1 lirayı buluyor. Bunun 80 kuruşunu işçiye ödüyoruz. Elektrik nedeniyle sulama giderimiz dekarda 700 ile 1.000 lira arasında değişiyor. Gübreye 3-4 bin lira, ilaçlamaya ise 2 bin liranın üzerinde para harcıyoruz."

"Marketler kazanıyor, üretici kaybediyor"

Üreticinin zarar ederken marketlerin yüksek kâr elde ettiğini öne süren Akbaş, tarlada 3 liraya satılan karpuzun marketlerde 10 ila 15 liradan satışa sunulduğunu söyledi.

"Biz burada zarar ederken marketler para kazanıyor. Tarladan 3-4 liraya alınan karpuz markette 12,90 liraya, 15 liraya satılıyor. Bunun vicdani bir tarafı yok. Birkaç tüccarla anlaşarak fiyatı aşağı çekiyorlar. Bedelini ise üretici ödüyor."

Marketlerin alış fiyatlarının da denetlenmesi gerektiğini dile getiren Akbaş, üretim girdilerindeki fiyat artışlarının kontrol edilmediğini savundu.

"İlaç, gübre ve diğer tarımsal girdiler sürekli zamlanıyor. Döviz kuru gerekçe gösteriliyor ama bunları denetleyen yok. Biz her yıl daha fazla maliyetle üretim yapıyoruz ama ürünümüzün fiyatı yerinde sayıyor."

"Toprağımı bırakıp gidemem"

33 yaşında genç bir çiftçi olduğunu belirten Osman Akbaş, yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen üretmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.

"Ben toprağımı bırakıp gidemem. Zarar da etsem, kâr da etsem bu işi yapmak zorundayım. Bu benim baba mesleğim. Şehre gidip maaşlı bir işte çalışırsam bu topraklara ihanet etmiş olurum. Ama bizim üretme şevkimizi bu yaşta kırarlarsa gelecek nesiller tarım yapmak istemeyecek."

Geçen yıl yaklaşık 4 milyon lira, bu yıl ise yaklaşık 1 milyon lira zarar ettiğini dile getiren Akbaş, genç çiftçilerin üretimden uzaklaşmasının ülkenin geleceği açısından büyük risk oluşturduğunu söyledi.

Cem Yalvaç: "Artık hangi ürünü üretirsek üretelim batıyoruz"

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç da Taytan Mahallesi'nin Gediz Ovası'nın en verimli üretim bölgelerinden biri olduğunu belirterek üreticilerin büyük emek verdiğini söyledi.

Osman Akbaş'ın bölgenin çalışkan ve üretken çiftçilerinden biri olduğunu ifade eden Yalvaç, şunları kaydetti:

"Osman kardeşimiz domates, üzüm, patlıcan, kavun ve karpuz üreten, boş arazi bırakmamaya çalışan genç bir çiftçimiz. Ancak artık hangi ürünü üretirsek üretelim zarar ediyoruz. Sorun sadece karpuzda değil; üzümde, kayısıda, kirazda ve diğer ürünlerde de aynı tablo yaşanıyor."

Yaklaşık 90 gün boyunca gece gündüz emek verilen karpuzun maliyetinin karşılanamadığını belirten Yalvaç, üreticinin ayakta kalabilmesi için tarladaki fiyatın en az 10-12 lira olması gerektiğini söyledi.

"Bugün karpuz tarlada 3 liraya satılıyor. Oysa maliyeti en az 5-6 lira. Dekar maliyetleri geçen yıl 25 bin lirayken bu yıl 35 bin liraya çıktı. Gübre, mazot, elektrik ve işçilik maliyetleri katlandı. Üretici artık sadece karnını doyuruyor, yatırım yapamıyor."

"Gençler tarımdan kopuyor"

Köylerde çiftçilerin yaş ortalamasının 55-60'a yükseldiğini belirten Cem Yalvaç, gençlerin tarımdan uzaklaştığını söyledi.

"Bugün Osman gibi genç üreticilerimizin ayakta kalması gerekiyor. Eğer çocukları babalarının bu şartlarda üretim yaptığını görürse yarın tarım yapmak istemeyecek, sigortalı işlere yönelecek. İşte biz bunu kaybetmek istemiyoruz."

"Üreticiye daha fazla destek verilmeli"

Tarımın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Yalvaç, üreticilerin desteklenmesi çağrısında bulundu.

"Bugün sofralarımıza gelen her ürünü çiftçi üretiyor. Avukatı da, doktoru da, öğretmeni de, siyasetçiyi de doyuran üreticidir. Amerika'da, Fransa'da, Kanada'da, İspanya'da çiftçilik en saygın mesleklerden biri. Bizde de üreticinin emeği korunmalı. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ile Cumhurbaşkanımızın üreticinin yaşadığı bu sıkıntıları görerek destekleri artırmasını bekliyoruz."

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER