Türkiye Maden İş Bergama Şubesi 2. Olağan genel kurulu yapıldı
GÜNDEMTürkiye Maden İş Sendikası’na bağlı Türk Altın Madeni Bergama Şubesi'nin 2. Olağan Genel Kurulu Bergama’da gerçekleştirildi. Genel kurula sendika yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve delegeler katılırken, yapılan konuşmalarda enerji bağımsızlığı, yerli kaynakların önemi ve sendikal mücadelenin gerekliliği vurgulandı.
Türkiye Maden İş Sendikası’na bağlı Türk Altın Madeni Bergama Şubesi’nin 2. Olağan Genel Kurulu, Bergama Labella Otel Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurula Türkiye Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Genel Başkan Yardımcısı Şeref Zeyrek, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Mali Sekreteri Zekeriya Aydın, siyasi parti temsilcileri, sendika yöneticileri ve delegeler katıldı.
İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından genel kurulda konuşmalara geçildi. Sendikaya bağlı yaklaşık 1200 üyenin bulunduğu iş yerinde, 120 delege oy kullandı.
"İkinci genel kurulumuz için bir araya geldik"
Genel kurulun açılış konuşmasını yapan Türk Altın Madeni Bergama Şube Başkanı Ferdi Kılınç, katılımcılara teşekkür ederek şunları söyledi:
“Sayın genel merkez yöneticilerim, siyasi partilerin değerli başkanları, yöneticileri, diğer şubelerimizin başkanları ve yöneticileri ile Türk Altın Bergama Şubesi’nin değerli delegeleri, ikinci olağan genel kurulumuza hoş geldiniz. Katılımınızdan dolayı teşekkür ederiz.”
Kılınç, Kozaltın Madeni’nin Türk Altın adıyla faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, kuruluşundan bu yana Türkiye Maden İş Sendikası çatısı altında faaliyet yürüttüklerini ifade etti.
“2023 yılına geldiğimizde üye sayımızın yeterliliği ve genel merkezimizin uygun görmesiyle Bergama’mıza bir şube kazandırdık. Bugün de ikinci olağan genel kurulumuzu yapmak için bir araya geldik. Şubemiz adına iki toplu sözleşme gerçekleştirdik. Her iki sözleşmede de genel merkezimize ve şirket yöneticilerimize teşekkür ediyoruz. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha refah, daha sosyal ve daha geçinebilir sözleşmelere imza atacağız.” dedi.
"Türkiye’nin ilk altın madeni işçileriyiz"
Konuşmasında sendikal örgütlülüğün önemine de değinen Kılınç, şunları kaydetti:
“Türkiye’deki ilk altın madeni işçileriyiz. Türkiye’deki en güçlü, en kalabalık ve en örgütlü sendikalardan birinin çatısı altındayız. Başta genel başkanımız olmak üzere tüm yöneticilerimize ve siz değerli delegelerimize teşekkür ediyorum.”
Türkiye Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul: "Enerjide bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın anahtarıdır"
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Bergama’da gerçekleştirilen 2. Olağan Genel Kurul’da yaptığı konuşmada küresel gelişmelere, yerli kaynakların önemine ve sendikal mücadelenin gerekliliğine dikkat çekti.
Akçul konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Bilindiği üzere Ortadoğu’da yaşanan son durumlar bizim ülkemizi de yakından ilgilendirmektedir.
Bir yanda Rusya-Ukrayna savaşı yıllardır sürüyor, diğer yanda İran ile İsrail ve ABD arasındaki gerilim bölgeyi adeta barut fıçısına çevirmiş durumda. Bütün yaşananlar gösteriyor ki bu çatışmalar sadece orduların çarpışması değildir; bu savaşlar aslında enerji ve kaynak savaşlarıdır.
Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Avrupa’nın kış ortasında nasıl zorlandığını, sanayisinin nasıl durma noktasına geldiğini hep birlikte gördük. Enerjide başka ülkelere bağımlı olmanın egemenliğinizden taviz vermek anlamına geldiğini tüm dünya acı bir tecrübeyle öğrendi.
İran ve İsrail arasındaki her gerilim de ülkemiz dahil hemen hemen bütün dünya ülkelerini olumsuz etkiliyor. ABD her ne kadar saldırı ve müdahalelerin sebebi olarak nükleer üretimi öne sürse de, uzmanlar asıl amacın petrol ve maden kaynakları olduğunu ifade ediyor. Bu durum, kendi kaynaklarına sahip çıkmayan ülkelerin küresel krizlerde nasıl savrulabileceğini açıkça gösteriyor.
İşte tam bu noktada sizler gibi emekçiler devreye giriyor. Biz diyoruz ki enerjide bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın anahtarıdır. Bağımsızlıktan söz ederken, bu bağımsızlığın en büyük güvencelerinden biri olan altını görmezden gelemeyiz. Bugün dünyada paralar basılıyor, dijital sistemler kuruluyor ama fırtına koptuğunda herkesin sığındığı liman yine altın oluyor.
Rusya-Ukrayna savaşında Batı dünyası Rusya’nın rezervlerine el koyduğunda, Rusya’yı ayakta tutan en önemli güç yeraltındaki altın rezervleri ve madenleri oldu. Altın bir ülkenin ekonomik zırhıdır. Eğer toprağınızın altında bu değer varsa ve siz onu yerinde bırakıyorsanız, bu milletin geleceğini ve çocuklarınızın rızkını dışarıya mahkum ediyorsunuz demektir. Bu zırhı kuşanmak tam bağımsız Türkiye için bir tercih değil, bir mecburiyettir.
Tabii bunları söylerken birilerinin 'Peki ya doğa?' dediğini duyuyor ve bu hassasiyeti önemsiyoruz. Biz bu toprağın çocuklarıyız. Maden işçisiyiz. Doğayı en iyi biz tanır, toprağın kıymetini en iyi biz biliriz. İşimiz doğayla iç içe olduğu için kimse doğamıza ihanet ettiğimizi iddia edemez. Doğaya zarar verenin karşısına dikilecek olan da ilk bizleriz.
Altını çıkarırken en modern teknolojiyi kullanalım, doğaya zarar vermeyelim. Maden bittiğinde o alanı eskisinden daha yeşil ve verimli hale getirerek doğaya iade edelim. Doğayı korumak vatanseverliktir, ancak yeraltı zenginliklerini kullanmadan dışa bağımlı kalmak vatanseverlik değildir.
Gerçek çevrecilik, ülkenin kaynaklarını en verimli ve en temiz şekilde kullanarak halkını refaha ulaştırmaktır. Biz ne ağacımızdan vazgeçeriz ne de madenimizden. İkisini bir arada yürütecek akla, teknolojiye ve vatan sevgisine sahibiz.
Maden işçisi sadece ekmeğini kazanan bir kişi değildir. Maden işçisi bu ülkenin enerji güvenliğinin sigortasıdır. Kendimiz ürettikçe dışa bağımlılık azalacak, enerjimizi, sanayimizi ve teknolojimizi kendimiz ürettikçe bağımsız olacağız. Bağımsızlık yalnızca üretimle değil, işçinin hakkını koruyarak ve iş sağlığı ile güvenliğini en kutsal değer bilerek sağlanır. Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak önce insan, önce işçi sağlığı diyerek yolumuza devam edeceğiz.
Savaşların gölgesinde yeni bir dünya düzeni kurulurken, ülkemizin ayakta kalmasının tek yolu kendi öz kaynaklarına sahip çıkmasıdır. Güçlü değilseniz, kendi kaynağınız yoksa sahadan silinirsiniz. Tam bağımsız Türkiye için sahalarda olmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.
Genel kurulumuzun maden işçisine, yöremize, maden camiasına ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Allah’a emanet olun.
Sendikacılık bir saltanat değildir. Sendikacı işçinin hizmetkârıdır. Sizlere hizmet edemeyen bu camiada barınamaz. Maden işçisi deniz gibidir; görev yapmayanı kenara bırakır. Sendikacılık gönül işidir, fedakârlık işidir. Bu yola çıkanlar sorumluluk almak zorundadır.
Sendikacılık rahat etme yeri değildir, mücadele yeridir. Sendikacı işçisiyle gönül bağı kurmalıdır. Bu bağı kuramayanlar görevlerini bırakmalıdır. Sizlerle gönül bağı kurmayanları silkeleyip atın. Bu mesaj herkes içindir, anlayan anlamıştır."
İlginizi Çekebilir