Atatürk'e Hakaret Eden Öğretmen Hakkında Suç Duyurusu

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
haber altı 2 komulabilir

Atatürk’ün manevi hatırasına hakaret ve bu eylemin tüm sınıf öğrencileri huzurunda yapılması sureti ile suçun aleni olarak işlenmesi nedeniyle şüpheli hakkında gerekli soruşturma yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesi talebidir.

 

2022 yılı Mart ayı içerisinde İlçemiz Soma'da İstasyon Mahallesinde bulunan Cemil Meriç Anadolu Öğretmen Lisesinde bir öğretmen, ders saatinde önce Atatürk düşmanı ve Yunan hayranı  “Fesli Kadir”  olarak bilinen Kadir Mısırlıoğlu isimli vatan hainini övmüş, buna itiraz eden Atatürk sevdalısı liseli gençlere hitaben "Atatürk'e p.ç demişse demiş ne var bunda" diyerek Atamıza sınıftaki öğrenciler huzurunda alenen hakaret etmiştir.

Olay, yakınılan öğretmenin ders verdiği sınıfta o anda bulunan , 8 yürekli liseli evladımızın duruma isyan ederek durumu okul müdürüne  intikal ettirmesi ile açığa çıkmıştır. Ancak okul müdürünün tüm duyarlılığına rağmen ; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Manisa Valiliğinden müfettiş istemesi gerekirken, Soma'dan başka bir okuldan muhakkik atamıştır. Böylece Vatansever ve Atatürk İlkelerine bağlı insanlar nezdinde, bu vahim olayın örtbas edileceği kanısı oluşmuştur..

Yukarıda bahse konu sözlerin Mustafa Kemal Atatürk’e ve manevi şahsiyetine hakaret içerdiği açıktır. Böyle bir konuşmayı yapmak 5816 sayılı Kanuna muhalefet teşkil etmektedir. Şöyle ki ;

  1. İç hukukumuzda manevi kişisel değerler, hem Anayasa hem Türk Ceza yasası ve hem de 5816 sayılı “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun” kapsamında koruma altına alınmaktadır. Anayasamızın 2, 13, 14 ve 26/2 maddeleri , Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/2. ve 17. maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, hürriyetlerin demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu güvenliği ve düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın, ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli kalması gereken haberlerin

yayılmasına engel olunması veya yargı gücünün otorite veya tarafsızlığın korunması için kanunla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara tabii tutulacağı açıktır.

İftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, nefret, ayrımcılık, düşmanlık yaratmaya yönelik bulunan ifadeler, düşünce özgürlüğü ve ifade hürriyeti bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle cezai yaptırımlara bağlanmaktadır.

5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun:

“ Madde 1 – Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.

Madde 2 – Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasıyla işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır. Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.” şeklindedir.

( Şüpheli  öğretmen ,  açıkça Atatürk Düşmanlığını ve Yunan hayranlığını ortaya koymuş olan ve Fesli Kadir ismiyle bilinen Kadir Mısırlıoğlu’nun Atatürk’e hakaret içeren “ Atatürk’e piç demişse ne var bunda “ sözünü öğrencilerle, sınıf içerisinde alenen tartışmış ve bahsi geçen vatan hainini destekleyici konuşmalar yapmıştır. )

  1. Öte yandan ,MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN’ un 2. Maddesinde sayılan görevleri ; “ Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak, programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak “ olan bir kurumun bünyesinde görev alan bir öğretmenin, bir eğitimcinin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında hakaretler içeren bir konuşmayı referans alması, bu konuşmayı yapan Vatan Haininden güzel sözlerle bahsetmesi, onu övmesi, bu şahsın sarf etmiş olduğu “Atatürk bir piçtir” gibi sözleri sıradan, basit bir düşünce açıklaması şeklinde tekrar ederek öğrencileri tahrik etmeye çalışması kabul edilemez niteliktedir.

Şüpheli   tarafından sarf edilmiş sözler “ tamamen toplumu kışkırtmaya yönelik, görev ve sorumlulukları gereği bir eğitimcinin topluma faydalı bilgiler paylaşmasının çok ötesinde Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyetine alenen hakaret içermektedir. “

Şüphelinin, öğrencilerden gelen tepki karşısında, “Atatürk’e piç demişse ne var bunda…” demek suretiyle Mustafa Kemal Atatürk’ü kastettiği çok açıktır. Bu sözleri ile şüpheli, Milli Eğitim Bakanlığına tabi bir öğretmen olarak resmi görevi olan “Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı öğrenci yetiştirme “ görevinin dışına çıkmış ve Atatürk’ün manevi hatırasına alenen hakaret etmiştir.

  1. Şüpheli  , bu konuşması ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin de sınırları dışına çıkarak, Atatürk’ün manevi hatırasını hiçe saymış, vatan hainliği tescillenmiş Fesli Kadir namıyla tanınan kişinin hiçbir dayanağı olmayan sözlerini kendisine referans alarak, Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e iftirada bulunmuştur.

Anayasamızın 26. Maddesinde ; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile bu hürriyetin sınırları hakkında düzenleme yapılmıştır. Nitekim anılan maddede ;

 “ Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.” denmektedir.

Anayasada yapılan düzenleme ile düşünceyi açıklama hürriyeti “başkalarının şöhret veya haklarının” korunması amacıyla sınırlandırabilmektedir. Düşünce özgürlüğünün genel ve klasik sınırı, diğer özgürlüklerde olduğu gibi, başkalarının özgürlüğüdür. Buna göre açıklanan düşünce ile başkalarının yaşamı, kişiliği ya da düzeni olumsuz bir biçimde etkileniyorsa, böyle bir düşüncenin açıklanması düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyecektir. Hakaret, iftira, sövme ve benzeri nitelikli düşünce açıklamaları bu grubu oluşturur. (Ömer Korkmaz, Düşünce Özgürlüğü ve Sınırları, Seyfullah Edis’e Armağan, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayını, İzmir 2000, sf. 131)

Yukarıdaki açıklamalarımız ile birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e alenen hakarette bulunan şüpheli Mehmet Emin Bol isimli şahıs hakkında suç duyurusunda bulunmak gereği hasıl olmuştur.

Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız ve Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınızın yapacağı soruşturma sırasında re’sen tespit olunacak nedenlerle;

Şikayet Edilen  öğretmen hakkında, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna muhalefet etmekten dolayı, gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. Denildi


  • 1
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Uyuşturucu Ve Silah YakalandıÖnceki Haber

Uyuşturucu Ve Silah Yakalandı

Yaşlılar Kronik Hastalar Kendinizi Güneşten KoruyunSonraki Haber

Yaşlılar Kronik Hastalar Kendinizi Güneş...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar