Soma’da yaşanan ekonomik kriz, termik santraldeki belirsizlikler, maden işçilerinin sorunları ve sıcak su problemi, Labella Otel Konferans Salonu’nda Demokrat Parti tarafından düzenlenen basın açıklamasında tek tek ele alındı. Açıklamada, “Santral çalışmazsa esnaf kazanamaz, nakliyeci kazanmazsa şehir durur” vurgusu yapıldı.

Onbaşıoğlu, santrale ilişkin çarpıcı sorular yönelterek devam etti:
“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından daha önce yapılan açıklamalarda santralde işletmeci değişikliğine gidileceği ifade edilmiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen somut bir ilerleme sağlanamamıştır. Sonrasında ise sürecin icraya intikal ettiği ve satışın gündemde olduğu belirtilmiştir.
Buradan açıkça soruyoruz: İcra satışından sonra burayı alan kişi ya da kurum ‘Ben bu santrali işletmeyeceğim.’ derse ne olacaktır? Bu ihtimale karşı gerekli tedbirler alınmış mıdır, yoksa bir oyalama ve gündem değiştirme süreci mi söz konusudur?
Yıllarca üretim yapılırken gerekli denetimlerin yeterince sağlanamaması ve borçların bu noktaya gelmesine izin verilmesi, ciddi bir yönetim zafiyetine işaret etmektedir.
Soma’da yaşanan bu kriz artık sabırları zorlayan bir noktaya gelmiştir. Bugün konuştuğumuz şey bir işletme sorunu değil; bir şehrin var olma mücadelesidir. Bu süreç yalnızca teknik bir enerji meselesi değildir. Merkezi yönetimden yerel yönetime kadar uzanan çok boyutlu bir sorumluluk alanıdır.”
“İthal Kömür Politikaları İstihdama ve Milli Kaynak Kullanımına Zarar Veriyor”
“Bugün el değiştiren veya devri gündemde olan maden sahalarında çalışan işçilerde ciddi bir gelecek kaygısı vardır. Bu kaygı yalnızca özel sektörle sınırlı değildir; kamu çalışanları da tedirgin bir bekleyiş içerisindedir. Bu tablo görmezden gelinemez. Soma gibi yerli kaynak potansiyeli yüksek bir bölgede ithal kömür politikalarının ön plana çıkarılması, hem istihdama hem de milli kaynak kullanımına zarar vermektedir.
Bir zamanlar üretim ve istihdamın kalesi olan Soma, uygulanan özelleştirme politikaları ve denetim eksiklikleri nedeniyle belirsizliğe sürüklenmiştir.
Bugün Soma’nın en büyük problemi ekonomidir. İnsanlar iş derdinde, geçim derdindedir. Özel madenlerde işçi çıkarmalar yaşanmakta, termik santral belirsizliğini korumakta; esnaf, nakliyeci ve emekli giderek daha da zorlanmaktadır.”
“Isınma Sorunu Termik Santral Kriziyle Birlikte Ele Alınmalı”
“İktidarın gündem yönetimi tercihleriyle kamuoyunun zaman zaman asıl problemden uzaklaştığı görülmektedir. Ne yazık ki muhalefet ve yerel yönetimlerin de bu gündemin etkisi altında kaldığı değerlendirilmektedir.
Evet, ısınma da Soma’nın önemli bir sorunudur. Ancak bu konu, termik santral krizinin önüne geçirilerek asıl gündem gölgelenmemelidir. Ağır geçim şartları ile mücadele eden vatandaşa doğalgaz dönüşümü bir çözüm olarak sunulurken yeni bir ekonomik yük ortaya çıkmaktadır. Doğalgaz dönüşümü sürecinde vatandaşın üzerine ağır mali yükler bindirilmesi kabul edilemez. Isınma bir lütuf değil, temel bir ihtiyaçtır.
Bu noktada hem merkezi yönetim hem büyükşehir hem de yerel yönetimler yalnızca izleyen değil; çözüm üreten ve vatandaşı koruyan bir anlayışla hareket etmek zorundadır.
Çünkü mesele artık şudur: Santral çalışmazsa esnaf kazanamaz, nakliyeci kazanmazsa şehir durur, işçi hakkını alamazsa evine huzur girmez. Bu nedenle Soma için kalıcı, kamusal ve sürdürülebilir bir çözüm şarttır.”
“Artık Herkes Siyasi Rozetlerini Bir Kenara Bırakmalı”
“Bu sorun Soma’da yaşayan herkesi ilgilendirmektedir. Artık herkes siyasi rozetlerini bir kenara bırakmalı, Soma’nın geleceği için ortak hareket etmelidir. STK’lar, odalar, sendikalar, kooperatifler ve tüm paydaşlar bu sorumluluğu almak zorundadır.
Bu sürece öncülük etmesi gereken kişi ise, seçildikten sonra herkesin belediye başkanı olan Sayın Sercan Okur’dur. Bu bir tercih değil, Soma’ya karşı bir sorumluluktur.
Aynı şekilde iktidar partisi, Cumhur İttifakı bileşenleri ve muhalefet partileri de bu süreçte sorumluluk almak durumundadır.
Doruk Maden işçilerinin ortaya koyduğu birlik, sabır ve kararlılık bize açık bir gerçeği göstermiştir: İnançla yürütülen mücadele sonuç verir.”
13 Mayıs’a Doğru: 301 Maden Şehidi Rahmetle Anıldı
“Öte yandan, takvimler hepimizin yüreğinde derin bir yara olan 13 Mayıs’a yaklaşmaktadır. 301 madencimizi kaybettiğimiz o kara günde hayatını kaybeden maden şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Tüm işçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü saygıyla kutluyoruz.”
Son Söz: Çözüm Zamanı
“Son sözümüz şudur: Soma sahipsiz değildir. Soma’nın bacası yeniden tütecektir. Artık tartışma zamanı değil, siyaset zamanı değil, çözüm zamanıdır.”






























Yorum Yazın