Soma’da zeytin üreticisi de işçisi de isyanda: “Biz açız, hepimiz açız”

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Avdan Mahallesi’nde zeytin hasadı, düşük ürün fiyatları ve artan maliyetlerin gölgesinde sürüyor. Yağlık zeytinin kilogram fiyatının 10 liraya kadar düştüğünü belirten üreticiler, toplama maliyetinin bile karşılanamadığını ifade ederken, zeytin bahçelerinde çalışan çoğu emekli işçiler geçim sıkıntısını anlattı. 25 bin 500 lira emekli maaşından 14-15 bin lira kira ödediğini söyleyen bir işçi, geçinebilmek için geceleri hurda topladığını belirtirken, başka bir işçi torunlarına harçlık verebilmek için zeytin toplamaya geldiğini söyledi. Zeytin üreticisi Ertuğrul Özcan ise “Zeytin toplamanın kilogram maliyeti 20 lirayı buluyor, yağlık zeytin 25 lira. Bu maliyetlerle çiftçinin para kazanması mümkün değil” dedi.

Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Avdan Mahallesi’nde zeytin hasadı devam ederken, üretici ve işçiler ekonomik krizin tarımsal üretime ve günlük yaşama yansımalarını anlattı. Sabahın erken saatlerinde zeytin ağaçlarının arasında başlayan mesai, işçiler için yalnızca yevmiye kazanma mücadelesine değil, emeklilik döneminde dahi süren geçim sıkıntısına da sahne oldu.

Soma’nın kömür yataklarının arkasında, dağların eteklerinde bulunan zeytinliklerde üretim yapan Ertuğrul Özcan, bölgenin toprak yapısı ve doğal özelliklerinin zeytinin lezzetine katkı sağladığını belirtirken, artan üretim maliyetleri nedeniyle üreticinin zor durumda olduğunu söyledi. Özcan’ın yanında çalışan işçiler ise zeytinin para etmemesinin kendilerine de yevmiye olarak yansıdığını, bazı günler çalıştıkları halde ücretlerini alamadıklarını dile getirdi.

Zeytin işçisi: “Patron kazanırsa bize verecek, kazanmazsa bize de yok”

Zeytin ağaçlarının üzerinde hasat yapan bir işçi, ürün fiyatlarının düşmesi nedeniyle hem üreticinin hem de işçinin mağdur olduğunu belirterek, zeytinin dalında kalmaması için çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Zeytinin kilogram fiyatının 10 liraya kadar düştüğünü ifade eden işçi, “Zeytin topluyoruz ama para yapmıyor. Yine de dalında kalmasın diyoruz. Patronun cebine biraz para girsin istiyoruz ama o da olmuyor. Zeytinin kilosu 10 lira. Bu iş olmaz. Bu sene böyleyse seneye hiç olmaz. İnşallah sonraki yıllar hayırlı olur. İyi günlerde değiliz. Bu böyle nereye kadar gidecek?” dedi.

Yevmiyeyle çalışmanın da artık düzenli gelir sağlamadığını belirten işçi, üreticinin ürününü satamadığında çalışanlara ödeme yapmakta zorlandığını söyledi. Çalışmaya kendi ihtiyaçlarından çok torunlarına destek olabilmek için geldiklerini anlatan işçi, “Buraya yevmiyeye geliyoruz. Patron kazanırsa bize verecek, kazanmazsa bize de yok. Millet aç. Biz buraya torunlarımız için geliyoruz, kendimiz için değil. Kendimiz geldik, gördük, geçtik. Biraz da torunlarımıza bir şeyler bırakalım diye geliyoruz” ifadelerini kullandı.

Emekli kadın işçi: “Torunlarımıza para veremiyoruz”

Zeytin bahçesinde çalışan emekli bir kadın, emekli maaşının geçinmeye yetmediğini, üzüm hasadında da çalışmasına rağmen zaman zaman yevmiyesini alamadığını söyledi.

Geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kaldıklarını belirten kadın işçi, “Kurtarmıyor, yapacak bir şey yok. Üzüme gidiyoruz, yevmiyemizi alamıyoruz. Emekliyiz ama maaş yetmiyor. Mecbur çalışıyoruz. Yaşlıları, emeklileri bu hale getirenler utansın. Torunlarımıza para veremiyoruz, istediğimizi alamıyoruz. Bazen torunlarımıza görünmemek için başka kapılara gidiyoruz” dedi.

Çalıştıkları halde ücretlerini alamadıklarını ifade eden kadın, üreticilerin de ürünlerini satamadıkları için ödeme yapmakta zorlandıklarını belirtti. Zeytinyağının marketlerde yüksek fiyatlarla satılmaya devam ettiğini, buna karşılık üreticinin elindeki ürünün değer kaybettiğini söyleyen kadın, yaşanan durumun hem üreticiyi hem de işçiyi etkilediğini dile getirdi.

“Torunuma simit parası verebilmek için zeytin topluyorum”

Zeytin toplayan bir başka kadın işçi ise eşini kaybettikten sonra gelirinin azaldığını, yanında kalan torunlarına harçlık verebilmek için çalıştığını anlattı.

Torunlarının okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek için zeytin hasadına geldiğini belirten kadın, “Zeytin topluyorum. Eşim öldü, aylığım düştü. Torunlarım yanımda. Okula giderken ‘Babaanne, ben gidiyorum’ dediği zaman eline beş kuruş vereyim, simit parası olsun istiyorum. Harçlık verebilmek için geliyorum. Babası özel sektörde çalışıyor, maaşlar bazen yatıyor, bazen yatmıyor. Ben de torunuma para verebilmek, okula giderken harçlığını verebilmek için çalışıyorum” diye konuştu.

“Sabahın beşinde kalkıyoruz, bir bardak çay içemiyoruz”

Zeytin hasadı sırasında kahvaltı molasında konuşan bir kadın işçi, artan hayat pahalılığı nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirterek, zeytin fiyatlarındaki düşüşün işçilerin günlük yaşamını da etkilediğini söyledi.

Sabahın erken saatlerinde çalışmaya başladıklarını ancak ücretlerini alamadıklarını anlatan kadın, “Patronlar para vermiyor. Sabahın beşinde kalkıyoruz, burada çalışıyoruz. İsyan ediyoruz ama sesimizi duyan yok. Neden duyan yok? Zeytin ucuz. Patronlar zeytini satamıyor, bizim patronlarımız da bize para veremiyor” dedi.

En temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandıklarını belirten kadın işçi, “Sabah bir bardak çay içemez hale geldik. Bir kilo şeker kaç para, bir kilo çay kaç para? Benim çay termosum bozuldu, yenisini alamıyorum. Patron kazansa bize 3 bin lira vermez mi? Verir ama zeytini satamadığı için bize de veremiyor. Yevmiye kurtarmıyor, deterjan parasını bile çıkaramıyoruz” ifadelerini kullandı.

Önceden işverenlerin işçilere daha sık simit ve poğaça aldığını, artık bunun da azaldığını söyleyen kadın, “Eskiden her gün simit alıyorlardı, şimdi 15-20 günde bir alıyorlar. Patron simit, poğaça alırsa biz de görüyoruz. Almadıklarında kuru ekmeği zor buluyoruz. Bunu herkes duysun” diye konuştu.

“Kızım üniversiteyi kazandı, yurt çıkmadığı için gönderemedik”

Aynı kahvaltı molasında konuşan bir başka kadın işçi, kızının üniversiteye yerleşmesine rağmen barınma ve geçim masrafları nedeniyle eğitimine başlamasını sağlayamadıklarını anlattı.

Kızının Sinop’ta üniversite kazandığını belirten kadın, yurt çıkmaması ve aile bütçesinin yetersizliği nedeniyle onu başka bir şehre gönderemediklerini söyledi.

Kadın işçi, “Benim kızım da üniversiteye yerleşti. Yurt çıkmadığı için gönderemedik. 20 bin lira aylık gelirle çocuğumu nasıl okutacağım? Ev kirası 60 bin lira diyorlar. Kızımın okulu Sinop’ta çıktı, gönderemedik. Çok üzüldük ama yapacak bir şey yok. Bakın, zeytine geliyoruz. Seneye inşallah yurt çıkan bir yer olursa çocuğumu gönderip okutacağım” dedi.

Emekli işçi: “Eskiden babam bir günde bir aylık para kazanırdı”

Kahvaltı sırasında konuşan emekli bir erkek işçi de geçmişte çiftçilikle geçinen ailelerin bugün yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Altı kardeş olduklarını ve babalarının kendilerini çiftçilik yaparak büyüttüğünü anlatan işçi, geçmişte tarımsal üretimden elde edilen gelirin ailelerin geçimini sağlamaya yettiğini, bugün ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlandıklarını söyledi.

“Biz altı kardeştik. Babam bizi çiftçilikle büyüttü. Eskiden babam çarşamba günü sebze satarak insanların bir aylık kazancı kadar para kazanıyordu. Biz o günlerden geldik, biliyoruz. Ama şimdi karnımızı doyuramıyoruz. Böyle bir şey olmaz” diyen işçi, alım gücünün giderek düştüğünü ifade etti.

Zengin ile yoksul arasındaki farkın giderek açıldığını belirten işçi, bir yumurtanın 10 liraya ulaştığını ve bu fiyatı karşılayamayan insanların bulunduğunu söyledi. Mazot fiyatlarının da üreticiyi ve çalışanı zorladığını belirten işçi, “Zenginler zengin oluyor, fakir dibe vurdu. Bir yumurta 10 lira, bunu alamayan insanlar var. Mazot 100 lira olmuş. Bu böyle nereye kadar gidecek?” ifadelerini kullandı.

Emekli zeytin işçisinden çarpıcı sözler: “Cebimde bin lira yok, geceleri teneke topluyorum”

Zeytin hasadında çalışan emekli bir erkek işçi, emekli maaşıyla geçinemediğini, kira ve faturalarını ödeyebilmek için geceleri hurda ve teneke topladığını söyledi.

Aylık 25 bin 500 lira emekli maaşı aldığını belirten işçi, 14-15 bin lira kira ödediğini, geriye kalan paranın elektrik, su ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ifade etti.

İşçi, “Ben bir emekli olarak 25 bin 500 lira para alıyorum. 14-15 bin lira kira veriyorum. Elektrik faturalarımı, su faturalarımı ödemek ve geçinmek için geceleri dışarıdan teneke topluyorum. İşçi arkadaşlarım görmesin diye üç dört arkadaş bir araya geliyoruz. Poşetlerimizi, çomaklarımızı alıp tenekeleri, hurda malzemeleri topluyor, çuvallara koyup satmaya çalışıyoruz” dedi.

Cebinde günlük ihtiyaçlarını karşılayacak para bulunmadığını söyleyen işçi, kahvaltı yapabilmek için arkadaşlarından yardım istediğini anlattı.

“Bugün cuma itibarıyla cebimde bin lira para yok. Borcum var, cebimde bir kuruş yok. Ekmek parası için buraya geliyorum. Sabah ekmek alabilmek için arkadaşlarıma mesaj atıyorum, ‘Bugün biriniz bir şey getirin, beraber yemek yiyelim’ diyorum. Bir gün birimiz çay, bir gün birimiz simit, bir gün birimiz peynir getiriyor. Böyle toplanıp yemek yiyoruz. Ben açım, arkadaşım aç, hepimiz açız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde çalıştığını belirten emekli işçi, geçimini sağlamak için tarım işçiliği yaptığını, ot yolduğunu ve bulaşık yıkadığını anlattı. Emekli arkadaşlarının da benzer koşullarda çalışmak zorunda kaldığını söyleyen işçi, “Ben bütün Anadolu’yu gezdim. Biz açız, biz bitikiz. Sahil bölgelerine gidip ot yolmaya, ırgatlık yapmaya çalışıyoruz. Emekli arkadaşlarımız yemekhanelerde bulaşık yıkıyor. Ben de bulaşık yıkıyorum. 25 bin 500 lira maaş alan, 14-15 bin lira kira veren bir insan haftada bir kere pazar yaparak nasıl geçinecek? Bir tane tok gösterin bana, merak ediyorum. Biz açız” dedi.

Arkadaşlarıyla bir araya gelerek yiyeceklerini paylaştıklarını belirten işçi, emeklilerin içinde bulunduğu koşullara dikkat çekerek, “Cüzdanlarımız boş. Dört kişi bir simit alıp beraber yiyoruz. Hepimiz buradayız, hepimiz açız” diye konuştu.

“66 yaşındayım, karnımı doyuramıyorum”

Kahvaltı sırasında konuşan bir başka emekli erkek işçi de yaşadığı geçim sıkıntısını anlattı. 66 yaşında olduğunu ve emekli maaşının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini belirten işçi, sofralarındaki yiyeceklerin bile yetersizliğine dikkat çekti.

“Devletten emekliyim. Görüyorsunuz, yediğimiz salçada yağ yok. Ne olacak böyle? Artık isyan ediyorum, karnımı doyuramıyorum. 66 yaşına geldim. Bu kadar şey yaşadım ama bu hale geldik. Kendileri zenginlik içinde yaşıyor, zengin daha zengin oluyor. Bunun bedelini yine biz ödeyeceğiz. Artık yeter, dayanacak gücümüz kalmadı” ifadelerini kullandı.

Diğer işçiler: “Zeytin para yapmazsa üretici de işçi de kaybeder”

Kahvaltı molasında konuşan başka bir erkek işçi de zeytinin para etmemesi, girdi maliyetlerinin yüksekliği ve yevmiye giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi.

Üreticinin ürünü satamadığı için işçiye ödeme yapmakta zorlandığını belirten işçi, fiyatların bu şekilde devam etmesi halinde zeytin işletmelerinin faaliyetlerini durdurabileceğini ifade etti.

İşçi, “Anlatılacak bir şey yok, görüyorsunuz. Mal para yapmıyor, girdi maliyetleri yüksek. Zeytin para etmiyor. Yevmiye yüksek, adam satamıyor, para kazanamıyor. Böyle olursa işi kapatacak, zeytin işini bitirecek. Ürün para yapmayınca dalında bırakacak. Para etse bir tane bile bırakmaz. Zeytini 45 liradan 35 liraya veren var. Bir de yağlık zeytinin kilosu 10 lira. Üretici kan ağlıyor” dedi.

Üreticinin yaşadığı sıkıntının doğrudan işçiye yansıdığını belirten işçiler, hasat döneminde çalışmaya devam etmek istediklerini ancak emeklerinin karşılığını zamanında alamadıklarında geçimlerini sürdüremediklerini dile getirdi.

Üretici Ertuğrul Özcan: “Zeytin toplamanın maliyeti 20 lira, satış fiyatı 25 lira”

Zeytin üreticisi Ertuğrul Özcan, Soma’nın Avdan Mahallesi’nde her yıl 15 bin ila 20 bin arasında zeytin ağacının hasadını yaptıklarını belirterek, bu yıl artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları nedeniyle üreticinin zor durumda kaldığını söyledi.

Mazot ve gübre fiyatlarının yükseldiğini, zeytin fiyatlarının ise son dört yılın en düşük seviyelerine gerilediğini ifade eden Özcan, geçtiğimiz yıllarda 300-350 lira bandında konuşulan toptan zeytinyağı fiyatlarının bu yıl 200-250 lira seviyelerinde telaffuz edildiğini belirtti. Özcan, fiyatların henüz kesinleşmediğini, önümüzdeki bir-bir buçuk aylık dönemde daha net bir tablonun ortaya çıkmasını beklediklerini kaydetti.

Üreticinin maliyetlerini karşılayamadığını vurgulayan Özcan, “Burada çiftçinin para kazanması mümkün değil. Zeytin toplamanın kilogram maliyeti 20 lirayı buluyor. Yağlık zeytin bugün 25 lira. Bu sadece toplama maliyeti. Bunun gübresi var, mazotu var, budaması var, bahçenin sürülmesi var, daha birçok işçiliği var. Bizim sattığımız fiyat 25 lira, toplama maliyeti 20 lira. Bu işin içinden bu şekilde çıkmak mümkün değil” dedi.

Zeytin ve zeytinyağı sektöründe gerekli düzenlemelerin yapılmasını isteyen Özcan, “Bir an önce zeytin ve zeytinyağı sektörünün düzeltilmesi gerekiyor. Yetkililerden gerekenin yapılmasını rica ediyoruz. Yoksa hep birlikte bu gemide batıp gideceğiz” ifadelerini kullandı.

“Zeytinyağı fiyatı düşüyor ama marketlerde aynı düşüş görülmüyor”

Üretici Özcan, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarındaki düşüşün üreticiye yansıdığını ancak marketlerde ve perakende satış noktalarında aynı ölçüde bir fiyat düşüşü görülmediğini söyledi.

Geçtiğimiz yıl zeytinyağının toptan fiyatının 280 liraya kadar çıktığını belirten Özcan, işçilik maliyetlerinin de bir önceki yıla göre yüzde 50-60 arttığını ifade etti. Bu yıl işçilere 1.500 ila 2.500 lira arasında günlük ödeme yapıldığını aktaran Özcan, makineyle toplama ve elle zeytin sıyırma gibi farklı çalışma yöntemlerinin maliyetleri etkilediğini belirtti.

Özcan, “Zeytinyağı ve zeytin fiyatı düştüğü zaman bunun yükü sadece üreticinin üzerine kalıyor. Marketlerde, perakendecilerde aynı düşüşü göremiyoruz. Madem fiyatlar üretici açısından düştü, bunun marketlere de yansıması gerekiyor ki tüketici de fiyatların gerçekten düştüğünü görebilsin” dedi.

Avdan zeytinlerinin kalitesine dikkat çekti

Soma’nın Avdan Mahallesi’nde, kömür yataklarının arkasındaki dağların eteklerinde bulunan zeytinliklerde üretim yaptıklarını belirten Özcan, bölgenin toprak yapısı ve doğal koşullarının zeytin ve zeytinyağının niteliği açısından önemli olduğunu söyledi.

Bölgedeki linyit kömürü yataklarının çevresindeki jeolojik yapıda bulunan humik asit ve leonardit gibi maddelerin toprak özellikleri bakımından önem taşıdığını ifade eden Özcan, bu doğal koşulların bölgedeki zeytinlerin lezzetine ve yağ özelliklerine katkı sağladığını düşündüğünü belirtti.

Özcan, “Burası Soma’nın kömür yataklarının arkasındaki dağların eteklerinde bulunan bir bölge. Buradaki zeytinlerin ve zeytinyağının kendine özgü bir lezzeti var. Toprak ve hava koşulları, yağın özelliklerini etkiliyor. Biz bu açıdan şanslı bir bölgede üretim yapıyoruz. Ancak maliyetler o kadar yükseldi ki kaliteli ürün yetiştirmek de tek başına üreticinin para kazanmasına yetmiyor” diye konuştu.

Bölgedeki zeytinlerden elde edilen yağ miktarının toprağa, hava koşullarına ve ürünün özelliklerine göre değiştiğini belirten Özcan, mevcut koşullarda 8 ila 13 kilogram zeytinden yaklaşık 1 kilogram yağ elde edilebildiğini söyledi. Ancak yağ verimi ve satış fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamaya yetmediğini vurguladı.

Aynı bahçede iki ayrı mücadele

Soma’nın Avdan Mahallesi’ndeki zeytin hasadında üreticinin maliyetleri karşılama mücadelesi ile işçinin geçim sıkıntısı aynı bahçede buluştu. Üretici, artan mazot, gübre ve işçilik giderleri karşısında zeytinin para etmediğini belirtirken, çoğu emekli olan işçiler ise torunlarına harçlık verebilmek, kira ve faturalarını ödeyebilmek, hatta günlük yiyeceklerini karşılayabilmek için çalışmayı sürdürdüklerini anlattı.

Üretici Ertuğrul Özcan, zeytin ve zeytinyağı sektöründe fiyatların ve maliyetlerin dengelenmesini isterken, işçiler de emeklerinin karşılığını zamanında alabilecekleri koşulların oluşturulmasını talep etti. Hasat sezonu devam ederken Avdan’daki zeytinliklerden yükselen ortak çağrı ise hem üreticinin hem de tarım işçisinin ayakta kalabileceği bir ekonomik düzen kurulması oldu.

 

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Soma’da hayatını kaybeden 5 madenci için hayır etkinliği düzenlendiÖnceki Haber

Soma’da hayatını kaybeden 5 madenci için...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar