Manisa’nın Soma ilçesinde ödenmeyen maaşları ve bir yılı aşkın süredir biriken işçilik alacakları için Ankara’ya yürüyen İmbat Madencilik işçileri, yürüyüşün ikinci gününde Kırkağaç Çamlığı’nda mücadelelerini sürdürdü. İşçiler, “Ya bu haklar yatacak ya da bu yoldan dönüş olmayacak” diyerek yetkililere çözüm çağrısı yaptı.
Manisa’nın Soma ilçesinde, ücret ve işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi öncülüğünde Ankara’ya yürüyüş başlatan İmbat Madencilik işçilerinin hak mücadelesi ikinci gününde devam ediyor. İlk gün 17 kilometre yol kat eden ve geceyi bir akaryakıt istasyonunda geçiren madenciler, daha uygun koşullarda konaklamak üzere Kırkağaç ilçesindeki Çamlık mevkisinde toplandı. İşçiler, alacakları ödenene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
KARA: “ÇOLUĞUMUZA ÇOCUĞUMUZA HARÇLIK VEREMEYECEK DURUMA DÜŞTÜK”
Maden-İş Sendikası işyeri baş temsilcisi Emin Kara, yürüyüşün ikinci gününde de kararlı olduklarını belirterek, ilk gece yaşadıkları müdahaleye tepki gösterdi. Kara, “Dün gece çok şiddetli bir müdahaleyle karşılaştık. Ama yılmadık, yıkılmadık. Arkadaşlarımızla karar aldık. Bu yoldan dönüş yok. Ya bu haklar yatacak ya da bu yoldan dönüş olmayacak” dedi.
İşçilerin bir yılı aşkın süredir maaş ve alacaklarını beklediğini, ücretlerin parça parça yatırıldığını anlatan Kara, ekonomik sıkıntıların aile yaşamını da etkilediğini söyledi. Kara, “Bankalara borçlandık, esnafa borçlandık, bakkala borçlandık. Çoluğumuza, çocuğumuza harçlık veremeyecek duruma düştük. Dayanacak gücümüz kalmadı. Ağır ve tehlikeli bir iş yapıyoruz. Dikkat etmezsek sonu ölüm. Kendimizi işimize veremiyoruz” diye konuştu.
İşletmede yaklaşık 4 bin 500 kişinin çalıştığını belirten Kara, sorunların son bir yılda giderek ağırlaştığını ifade etti. Soma’daki madencilik sektörünün yaşadığı sıkıntıların yalnızca İmbat Madencilik’le sınırlı olmadığını savunan Kara, Soma Termik Santrali’nin borçlarının bölge ekonomisini ve diğer işletmeleri de etkilediğini öne sürdü.
Soma Termik Santrali’nin Konya Şeker, PANKOBİRLİK ve Torku ile bağlantısına dikkati çeken Kara, santralin borçlarının Soma’daki kamu kurumlarını ve piyasayı da etkilediğini iddia etti. Kara, piyasaya yaklaşık 30 milyar liralık borç bırakıldığını öne sürerek, Yeni Anadolu ve Polyak maden işletmelerindeki gelişmeler nedeniyle çok sayıda işçinin işsiz kaldığını söyledi.
“BİZ DİRENİYORUZ, SİZ DE ÜRETİN”
İmbat Madencilik’in de kapanmasını istemediklerini vurgulayan Kara, üretimin sürmesi ve işçilerin haklarını araması gerektiğini belirterek, “Ocak kapanmasın. Biz burada üretelim, siz orada direnin. Biz de buradan diyoruz ki biz burada direniyoruz, siz de orada üretin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı’na seslerini duyurmak istediklerini söyleyen Kara, devlet yetkililerinin soruna çözüm bulmasını talep etti. Kara, “Biz ona derdimizi anlatmak istiyoruz. Eğer çözüm yolu bulunursa tekrar işimizin başına gitmek istiyoruz” dedi.
Konya Şeker ve PANKOBİRLİK’e yönelik eleştirilerini de dile getiren Kara, siyasi etkilerin alacakların tahsil edilmesini engelleyip engellemediğini sorguladı. Sorunun bir an önce çözülmesini isteyen Kara, diğer maden işletmelerinin çalışanlarına da dayanışma çağrısında bulundu.
GÜRLEYEN: “MÜCADELEMİZ EKMEK MÜCADELESİ”
Maden-İş Sendikası Ege Bölge Şube Başkanı Nazmi Gürleyen de yürüyüşün ikinci gününde taleplerinin açık olduğunu belirterek, ödenmeyen maaşlar ile geriye dönük işçilik haklarının verilmesini istedi.
Gürleyen, “Talebimiz nettir. Ödenmeyen maaşlarımız, geriye dönük haklarımız. Bizim mücadelemiz ekmek mücadelesi, alın terimizin karşılığını alma mücadelesi. Kamuoyundan ve yetkililerden isteğimiz sesimizi duymaları” diye konuştu.
MADENCİLERDEN BİBER GAZI TEPKİSİ VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Yürüyüşe katılan işçilerden biri, haklarını alana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını belirterek, “Direnişimizin ikinci günü. Ekmek davası için buradayız. Hakkımızı alana kadar bırakmayacağız” dedi.
Bir başka işçi ise 27 Ekim’de başlattıkları yürüyüşün amacının, hak ettikleri maaşları ve geriye dönük alacakları eksiksiz almak olduğunu söyledi. Güvenlik güçleriyle bir sorunlarının olmadığını ifade eden işçi, yürüyüş sırasında biber gazına maruz kalmalarına tepki göstererek, “Emniyet güçleriyle bir alıp veremediğimiz yok fakat bizi burada biber gazıyla karşılamalarına hiç gerek yok. Biz ekmeğimizi ve alın terimizin karşılığını almak için bu mücadeleyi sürdürüyoruz” diye konuştu.
Ankara’ya ulaşabilmek için çeşitli otobüs firmalarından araç talep ettiklerini ancak bu girişimlerin engellendiğini öne süren işçi, alacaklarını alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
Madenciler, Kırkağaç Çamlığı’ndaki mücadelelerine destek verilmesi için sivil toplum kuruluşlarına, esnaf ve sanatkâr odalarına, meslek örgütlerine ve bölge halkına çağrıda bulundu. İşçiler, maaşları ve işçilik alacakları ödenene kadar Ankara yürüyüşünü sürdürmekte kararlı olduklarını bildirdi.






























Yorum Yazın