Aydın’ın Nazilli ilçesine bağlı Eycelli Mahallesi’nde incir üreticileri, artan üretim maliyetleri, yerinde sayan alım fiyatları ve pazardaki durgunluk nedeniyle geçim mücadelesi verdiklerini söyledi. Üreticiler, kaliteli ürün yetiştirmelerine rağmen emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirterek, Aydın milletvekilleri ile devletten acil destek istedi.
Türkiye'nin önemli incir üretim merkezlerinden Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Eycelli Mahallesi'nde üreticiler, yükselen maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle üretim yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığını dile getirdi. Kaliteli incir yetiştirdiklerini ancak ürünün hak ettiği değeri bulmadığını söyleyen üreticiler, artan işçilik, mazot, gübre ve bakım giderlerinin gelirlerini erittiğini ifade etti.
Önder Erdoğan: "Üç-beş yıldır boğaz tokluğuna yaşıyoruz"
Eycelli Mahallesi'nde incir üreticiliği yapan Önder Erdoğan, mahallede yetişen incirlerin kalite açısından Türkiye'nin en iyi ürünleri arasında yer aldığını ancak bunun ekonomik karşılığını alamadıklarını söyledi.
Erdoğan, üretim maliyetlerinin her geçen yıl arttığını belirterek şunları söyledi:
"Bir günlük öküzle sürüm yaklaşık 8 bin lira, çapası 2 bin lira. Günlük maliyet 10 bin lirayı buluyor. Gübre, budama derken hiçbir şey elimizde kalmıyor. Üç-beş yıldır boğaz tokluğuna yaşıyoruz. Taş üstüne taş koyamaz olduk."
İncirin daha bahçe aşamasından satışa kadar sürekli masraf çıkardığını belirten Erdoğan, üretim sürecini şöyle anlattı:
"Şubat ayında sürmeye başlıyoruz. Arazilerimiz yamaç olduğu için traktör çalışmıyor, hayvanla işlemek zorunda kalıyoruz. Toprağın havalandırılması, budaması, gübrelemesi, hasadı, evde işlenmesi derken masraf hiç bitmiyor. İncir dükkâna gidene kadar sürekli para harcıyoruz."
Ürün fiyatlarının geçen yılın seviyesinde kaldığını ifade eden Erdoğan, birinci kalite incirin yaklaşık 400-450 lira, diğer ürünlerin ise yaklaşık 150 lira seviyesinde işlem gördüğünü belirtti.
Artan hayat pahalılığına da dikkat çeken Erdoğan, üreticinin alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü söyledi.
"Eskiden bir ton incir sattığımızda 8-10 kelle altını alabiliyorduk. Şimdi bir ton incir satıp ancak bir tane altın alabiliyoruz. Aldığımız borçları bile ödeyemez hale geldik."
2020 yılında oğlunu evlendirdiğini hatırlatan Erdoğan, o dönem etin kilogramını yaklaşık 50 liraya aldıklarını, bugün ise 800-900 liraya çıktığını belirterek, "Bir oğlum daha var. Onu nasıl evlendireceğimizi düşünüyoruz." dedi.
Mahallede yaklaşık 80-85 hanenin büyük bölümünün incir üretimi yaptığını belirten Erdoğan, ailelerin ortalama 2-3 ton ürün elde ettiğini ancak mevcut fiyatlarla bunun geçim sağlamaya yetmediğini söyledi.
Günlük yaşam giderlerinin de hızla arttığını dile getiren Erdoğan, Nazilli'de bir çorbanın yaklaşık 250 lira olduğunu, simit ve çayla öğün geçiştirmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Tasarruf yapıyoruz ama gelirimiz sürekli düşüyor." ifadelerini kullandı.
Umut Kahyoğlu: "Masraflar cepten gidiyor"
Eycelli Mahallesi üreticilerinden Umut Kahyoğlu ise bu yıl ürün kalitesinin geçen yıla göre daha iyi olduğunu ancak maliyetlerin üreticiyi ezdiğini söyledi.
Kahyoğlu, işçilik ücretlerinin ciddi şekilde arttığını belirterek şöyle konuştu:
"Bir yevmiye 2 bin lirayı geçti, bazı işler 3 bin liraya kadar çıkıyor. Toplaması, sürmesi, çapası, aralaması derken sürekli cepten para çıkıyor. Doğru düzgün cebimize giren bir şey olmuyor."
Zekeriya Öksüz: "Mahsul para etmiyor"
İncir üreticisi Zekeriya Öksüz, ürünün maliyetini karşılamadığını belirterek üreticilerin zor durumda olduğunu söyledi.
Öksüz, şunları kaydetti:
"Çok kötü durumdayız. Mahsulümüz para etmiyor. Böyle giderse çiftçi hiçbir zaman memnun olmayacak."
Mazot fiyatlarının 85-87 lira seviyesine ulaştığını hatırlatan Öksüz, köyde ekonomik sıkıntının giderek arttığını belirterek yetkililerden destek istedi.
Güngör Kılıç: "Geçen yıldan kalan incirler depoda duruyor"
Eycelli Mahallesi üreticilerinden Güngör Kılıç ise piyasadaki durgunluk nedeniyle ürünlerini satamadıklarını söyledi.
Kılıç, tüccarların alım yapmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Bu yıl gönderdiğim incire 140 lira fiyat yazdılar. Çift sürmenin günlük maliyeti 10 bin lira. İşçi yevmiyesi 2 bin 500-3 bin lira. Böyle bir maliyetle üretim yapmak mümkün değil."
Geçen yıldan kalan kaliteli incirlerin hâlâ depoda beklediğini ifade eden Kılıç, şunları söyledi:
"Bu mallar geçen seneden kaldı. Geçen yıl 500-550 liraya sattığımız kalite incire bugün 300 lira teklif ediyorlar. Avrupa'ya ihracat yavaşlayınca ürün elimizde kaldı."
Bahçesindeki yaklaşık 4-4,5 ton inciri sezon başında satmak istediğini ancak alıcı bulamadığını anlatan Kılıç, yüksek işçilik maliyetleri nedeniyle tüccarın da bahçe alımından kaçındığını söyledi.
Yeni hasat edilen ürünlerin dahi 100-110 lira seviyesinde fiyat gördüğünü belirten Kılıç, bunun üretim maliyetlerini karşılamadığını ifade etti.
"Bir işçi günde en fazla 100 kilo incir topluyor. İşçilik, sürüm, bakım derken hesabın içinden çıkamıyoruz. Biz Aydın milletvekillerinden, Ege Bölgesi milletvekillerinden ve devletimizden bu konuya el atmasını istiyoruz."
Emekli olduğunu da belirten Kılıç, aldığı maaşın geçinmeye yetmediğini, bu nedenle öğrenci servisi işlettiğini ifade ederek, "Mazot 85 lira olmuş. Para elimizde durmuyor." dedi.
Üreticiler ortak çağrıda bulundu
Eycelli Mahallesi'ndeki üreticiler, artan üretim maliyetleri, işçilik giderleri ve pazardaki durgunluk nedeniyle incir üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini belirtti. Üreticiler, özellikle alım fiyatlarının maliyetleri karşılayacak seviyeye çıkarılması, üreticiyi destekleyecek yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve tarımsal desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
Türkiye'nin önemli incir üretim merkezlerinden Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Eycelli Mahallesi'nde üreticiler, yükselen maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle üretim yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığını dile getirdi. Kaliteli incir yetiştirdiklerini ancak ürünün hak ettiği değeri bulmadığını söyleyen üreticiler, artan işçilik, mazot, gübre ve bakım giderlerinin gelirlerini erittiğini ifade etti.
Önder Erdoğan: "Üç-beş yıldır boğaz tokluğuna yaşıyoruz"
Eycelli Mahallesi'nde incir üreticiliği yapan Önder Erdoğan, mahallede yetişen incirlerin kalite açısından Türkiye'nin en iyi ürünleri arasında yer aldığını ancak bunun ekonomik karşılığını alamadıklarını söyledi.
Erdoğan, üretim maliyetlerinin her geçen yıl arttığını belirterek şunları söyledi:
"Bir günlük öküzle sürüm yaklaşık 8 bin lira, çapası 2 bin lira. Günlük maliyet 10 bin lirayı buluyor. Gübre, budama derken hiçbir şey elimizde kalmıyor. Üç-beş yıldır boğaz tokluğuna yaşıyoruz. Taş üstüne taş koyamaz olduk."
İncirin daha bahçe aşamasından satışa kadar sürekli masraf çıkardığını belirten Erdoğan, üretim sürecini şöyle anlattı:
"Şubat ayında sürmeye başlıyoruz. Arazilerimiz yamaç olduğu için traktör çalışmıyor, hayvanla işlemek zorunda kalıyoruz. Toprağın havalandırılması, budaması, gübrelemesi, hasadı, evde işlenmesi derken masraf hiç bitmiyor. İncir dükkâna gidene kadar sürekli para harcıyoruz."
Ürün fiyatlarının geçen yılın seviyesinde kaldığını ifade eden Erdoğan, birinci kalite incirin yaklaşık 400-450 lira, diğer ürünlerin ise yaklaşık 150 lira seviyesinde işlem gördüğünü belirtti.
Artan hayat pahalılığına da dikkat çeken Erdoğan, üreticinin alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü söyledi.
"Eskiden bir ton incir sattığımızda 8-10 kelle altını alabiliyorduk. Şimdi bir ton incir satıp ancak bir tane altın alabiliyoruz. Aldığımız borçları bile ödeyemez hale geldik."
2020 yılında oğlunu evlendirdiğini hatırlatan Erdoğan, o dönem etin kilogramını yaklaşık 50 liraya aldıklarını, bugün ise 800-900 liraya çıktığını belirterek, "Bir oğlum daha var. Onu nasıl evlendireceğimizi düşünüyoruz." dedi.
Mahallede yaklaşık 80-85 hanenin büyük bölümünün incir üretimi yaptığını belirten Erdoğan, ailelerin ortalama 2-3 ton ürün elde ettiğini ancak mevcut fiyatlarla bunun geçim sağlamaya yetmediğini söyledi.
Günlük yaşam giderlerinin de hızla arttığını dile getiren Erdoğan, Nazilli'de bir çorbanın yaklaşık 250 lira olduğunu, simit ve çayla öğün geçiştirmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Tasarruf yapıyoruz ama gelirimiz sürekli düşüyor." ifadelerini kullandı.
Umut Kahyoğlu: "Masraflar cepten gidiyor"
Eycelli Mahallesi üreticilerinden Umut Kahyoğlu ise bu yıl ürün kalitesinin geçen yıla göre daha iyi olduğunu ancak maliyetlerin üreticiyi ezdiğini söyledi.
Kahyoğlu, işçilik ücretlerinin ciddi şekilde arttığını belirterek şöyle konuştu:
"Bir yevmiye 2 bin lirayı geçti, bazı işler 3 bin liraya kadar çıkıyor. Toplaması, sürmesi, çapası, aralaması derken sürekli cepten para çıkıyor. Doğru düzgün cebimize giren bir şey olmuyor."
Zekeriya Öksüz: "Mahsul para etmiyor"
İncir üreticisi Zekeriya Öksüz, ürünün maliyetini karşılamadığını belirterek üreticilerin zor durumda olduğunu söyledi.
Öksüz, şunları kaydetti:
"Çok kötü durumdayız. Mahsulümüz para etmiyor. Böyle giderse çiftçi hiçbir zaman memnun olmayacak."
Mazot fiyatlarının 85-87 lira seviyesine ulaştığını hatırlatan Öksüz, köyde ekonomik sıkıntının giderek arttığını belirterek yetkililerden destek istedi.
Güngör Kılıç: "Geçen yıldan kalan incirler depoda duruyor"
Eycelli Mahallesi üreticilerinden Güngör Kılıç ise piyasadaki durgunluk nedeniyle ürünlerini satamadıklarını söyledi.
Kılıç, tüccarların alım yapmadığını belirterek şöyle konuştu:
"Bu yıl gönderdiğim incire 140 lira fiyat yazdılar. Çift sürmenin günlük maliyeti 10 bin lira. İşçi yevmiyesi 2 bin 500-3 bin lira. Böyle bir maliyetle üretim yapmak mümkün değil."
Geçen yıldan kalan kaliteli incirlerin hâlâ depoda beklediğini ifade eden Kılıç, şunları söyledi:
"Bu mallar geçen seneden kaldı. Geçen yıl 500-550 liraya sattığımız kalite incire bugün 300 lira teklif ediyorlar. Avrupa'ya ihracat yavaşlayınca ürün elimizde kaldı."
Bahçesindeki yaklaşık 4-4,5 ton inciri sezon başında satmak istediğini ancak alıcı bulamadığını anlatan Kılıç, yüksek işçilik maliyetleri nedeniyle tüccarın da bahçe alımından kaçındığını söyledi.
Yeni hasat edilen ürünlerin dahi 100-110 lira seviyesinde fiyat gördüğünü belirten Kılıç, bunun üretim maliyetlerini karşılamadığını ifade etti.
"Bir işçi günde en fazla 100 kilo incir topluyor. İşçilik, sürüm, bakım derken hesabın içinden çıkamıyoruz. Biz Aydın milletvekillerinden, Ege Bölgesi milletvekillerinden ve devletimizden bu konuya el atmasını istiyoruz."
Emekli olduğunu da belirten Kılıç, aldığı maaşın geçinmeye yetmediğini, bu nedenle öğrenci servisi işlettiğini ifade ederek, "Mazot 85 lira olmuş. Para elimizde durmuyor." dedi.
Üreticiler ortak çağrıda bulundu
Eycelli Mahallesi'ndeki üreticiler, artan üretim maliyetleri, işçilik giderleri ve pazardaki durgunluk nedeniyle incir üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini belirtti. Üreticiler, özellikle alım fiyatlarının maliyetleri karşılayacak seviyeye çıkarılması, üreticiyi destekleyecek yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve tarımsal desteklerin artırılması çağrısında bulundu.































Yorum Yazın