
Yaklaşan zeytin hasadı öncesinde zeytin ve zeytinyağı sektöründe kriz çanları çalıyor. ABD’nin uyguladığı ek gümrük vergileri, küresel piyasalardaki düşük fiyatlar ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle Türk üreticisi ve ihracatçısı büyük bir çıkmaza girdi. Sektör temsilcileri; çiftçiye litre başına en az 50 TL prim, ihracatçıya ise DFİF üzerinden nakit destek verilmediği takdirde ürünün dalında kalacağı ve depolardaki stokların bozulacağı uyarısında bulunuyor.
ABD PAZARINDA TÜRKİYE’YE HAKSIZ VERGİ ENGELİ
Türkiye menşeli ürünlere mevcut taban gümrük vergilerine ilave olarak %12,5 oranında ek tarife getirildiğini vurgulayan sektör temsilcileri, şu değerlendirmede bulundu:
"Buna karşın AB ülkelerine uygulanan ilave oran %10 seviyesinde kaldı. Tunus gibi ana üretici rakiplerimiz ise bu ek tarifelerden tamamen muaf tutuldu. AB ile aramızdaki %2,5’lik fark küçük görülebilir ancak zeytinyağındaki dar kâr marjları ve yüksek navlun maliyetleri göz önüne alındığında bu durum Türk ihracatçısı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. En kritik pazarımız olan ABD’de İspanya, İtalya ve Tunus’a karşı pazar payı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız."
LİTRE FİYATI HASAT MALİYETİNİ BİLE KURTARMAMAKTA
Yurt dışı piyasalarda toptan zeytinyağı litre fiyatının 3,5–4 Euro aralığına gerilediğine dikkat çekilirken, iç piyasada enflasyonu baskılama amacıyla uygulanan kotalar ve düşük kur politikalarının emek yoğun tarım sektörünü vurduğu ifade ediliyor.
Sektör yetkilileri durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
"Bu yıl 1-1,5 ay sonra başlayacak hasatta yüksek rekolte bekliyoruz ancak geçen yıldan kalan satılamayan stoklar da depolarda bekliyor. Yurt dışındaki 3,5–4 Euro’luk fiyat, mevcut enflasyonist ortamda hasat maliyetini dahi kurtarmıyor. AB kotalarına karşı alternatif pazar olarak gördüğümüz ABD’de de vergi engeliyle karşılaşmamız ihracatçının hareket alanını tamamen daralttı."
SEKTÖRDEN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI
Sektörün ayakta kalabilmesi için hükümet nezdinde acil eylem planı çağrısı yapılarak talepler şöyle sıralandı:
İhracatçıya Nakit Destek: Önümüzdeki kritik sezonu kaybetmemek için DFİF (Destekleme Fiyat İstikrar Fonu) kaynakları üzerinden ihracatçıya litre başına nakit destek verilmesi.
Çiftçiye 50 TL Prim: Çiftçimize litre başında en az 50 TL nakit prim desteği sağlanması.
Sağlanacak bu desteklerin ülkeye döviz girişini artıracağı ve kayıt dışı ürün satışını ortadan kaldıracağı vurgulanıyor. Elde edilecek vergi kazancı sayesinde bu modelin kendi kendini finanse edebilecek nitelikte olduğu, iç piyasadaki fiyat dengesini de koruyacağı için enflasyona olumsuz bir etkisinin olmayacağı belirtiliyor. Desteklerin acilen devreye alınmaması halinde, ürünün ağaçta kalması ve stoklardaki zeytinyağının ziyan olması kaçınılmaz bir tablo olarak görülüyor.





























Yorum Yazın